e
sv

Adrenal Yorgunluk ve Belirtileri Nedir?

James Wilson, 1998’deki adrenal yorgunluk terimini ilk olarak aynı isimli kitabında kullanmıştır. Adrenaller, “savaş ya da kaç” yanıtından sorumlu olan adrenalin gibi çeşitli hormonlar üretmektedir. Adrenal yorgunluk denilen adrenal bezlerin tükendiğine başta kortizol ve adrenalin olmak üzere yeterli miktarda hormon üretemediğine inanmaktadır.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

James Wilson, 1998’deki adrenal yorgunluk terimini ilk olarak aynı isimli kitabında kullanmıştır. Adrenaller, “savaş ya da kaç” yanıtından sorumlu olan adrenalin gibi çeşitli hormonlar üretmektedir. Adrenal yorgunluk denilen adrenal bezlerin tükendiğine başta kortizol ve adrenalin olmak üzere yeterli miktarda hormon üretemediğine inanmaktadır.

Adrenal Yorgunluk İçin Bilimsel Destek Var mıdır?

Adrenal yorgunluk sendromunun en fazla karıştırıldığı terim kronik yorgunluk sendromudur ve çok fazla biyolojik belirteçlere sahiptir. Adrenal yorgunluk kavramıyla ilgili sorun, altta yatan biyolojinin yanlış görünmesidir, çünkü kişinin adrenalleri yeterince kortizol pompalamak için oldukça iyi bir kapasiteye sahip olmaktadır. Hayvanlar kronik strese girdiğinde, adrenalleri büyür. Vücudun adaptasyon ve daha fazla kortizol yapma yeteneği iyidir. Adrenal yorgunluk Addison hastalığı veya adrenal yetmezlik ile karıştırılmamalıdır, altta yatan bir durum nedeniyle yetersiz adrenal hormon üretimidir.

Spesifik olmayan yorgunluk belirtileri adrenal yorgunluğun kanıtı değildir, çünkü adrenal disfonksiyondan kaynaklanmayan bilimsel olarak doğrulanmış birçok yorgunluk nedeni vardır. Düşük veya yüksek kortizol seviyeleri birçok durumda, özellikle de bilişsel bozukluklarda bulunmaktadır. Kronik stres yanıtı aktivasyonu, depresyon da dahil olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına katkıda bulunur. Ancak, adrenallerin kendileri sorun değildir. Enflamasyon ve diğer faktörler merkezi bir rol oynamaktadır.

Endokrin Derneği’nin 14.000 endokrinologu temsil eden halk eğitim kolu yakın zamanda şu danışma belgesini yayınlamıştır: “Adrenal yorgunluk” gerçek bir tıbbi durum değildir. Uzun süreli zihinsel, duygusal veya fiziksel stresin adrenal bezleri tahliye ettiği ve birçok yaygın semptomlara neden olduğu teorisini destekleyen hiçbir bilimsel gerçek yoktur. ”

Adrenal Yorgunluk Belirtileri

Adrenalfatigue.org’a göre, aşağıdaki soruların cevapları “adrenal yorgunluğu” ortaya çıkarmaya şu belirtiler yardımcı olabilir:

  • Sebepsiz bıkkınlık
  • Sabah kalkarken sorun yaşama
  • Güne devam etmek içim kahve, kola, tuzlu veya tatlı atıştırmalık ihtiyacı
  • Bunalımlı ve stresli hissetmek
  • Tuzlu veya tatlı atıştırmalık istremek
  • Hayatın günlük taleplerine ayak uydurmak için mücadele etmek
  • Stres veya hastalıkta iyileşmede zorluk yaşama
  • Eğlenememe duygusu
  • Azalmış cinsel dürtü

Kişi bu belirteçlerden herhangi birine sahipse adrenal yorgunluğu olabilir. Ayrıca ek semptomlar ve kriterler şunları içerir:

  • Refahı etkileyen bir veya daha fazla stresli olay yaşama
  • Umutsuzluk duygusu
  • Net düşünmede veya görevlerinizi bitirmede sorun
  • Açıklanamayan korkular ve endişeler
  • Düşük kan basıncı
  • Sık sık üşüme
  • Genellikle aç, şaşkın, titrek hale gelir
  • Eller ve bacaklarda huzursuzluk
  • Sebepsiz yere kilo verme, kendini çok yorgun ve cansız hissetme duygusu

Sorun, hemen hemen herkese yukarıdaki kriterler kullanılarak “adrenal yorgunluk” tanısı konabilmesidir. Adrenal yorgunluğu olan herkesin hipotalamik bir sorunu olduğu anlamına gelmez. Sorun tiroidal, uyku apnesi, Addison hastalığı, depresyon vb. olabilir. Yukarıda listelenen semptomların çoğu, aktif tiroid hormonu olan düşük T3 seviyelerine sahip olmanın bir sonucu olabilir. Doktorlar rutin olarak T3 seviyelerini ölçmez, bu nedenle düşük T3 genellikle teşhis edilmez. Diğer olası katkıda bulunan faktörler şunlardır:

  • Th1 veya Th2 hakimiyeti
  • Histamin intoleransı
  • Epstein Barr Virüsü
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Multipl Skleroz
  • Narkolepsi

Sonuç olarak adrenal yorgunluk semptomları için alternatif, daha makul açıklamalar için bilimsel kanıtlar vardır. Sahte bir teşhis sadece bir insanın neler olduğunu gerçekten anlamasını engellemektedir. Hipotalamus, listelenen tüm hastalıklarla (doğrudan veya dolaylı olarak) ilgilidir, ancak her zaman başlangıç noktası değildir.

Adrenal Yorgunluk Nasıl Teşhis Edilir?

Anekdot olarak, sabah ve gün boyunca kortizol seviyelerini kontrol ederek teşhis edilir. Bu, bir tanı testi olarak oldukça problemlidir, çünkü birçok farklı faktör kortizol düzeylerini etkileyebilir.

Çok Sayıda Yorgunluğun Potansiyel Nedenleri

Yorgunluk, çeşitli nedenlerden kaynaklanabilecek genel bir semptomdur. Yukarıdaki tüm semptomlar ve tanı kriterleri, çok daha fazla kanıtı olacak şekilde açıklanabilir. İlk olarak, hipotalamus yorgunlukta önemli bir rol oynar; esas olarak orexin, aynı zamanda histamin nöronları yoluyla çalışmaktadır. Kısacası, yorgunluğun en yaygın nedeni iltihaplanma (IL-1, TNF) ve mitokondriyal disfonksiyon olabilir, bunların her ikisi de oreksin nöronlarının baskılanmasına yol açabilmektedir.

Bu iltihap hipotalamusta lokalize olabilir. Enflamasyon doğrudan oreksinin baskılanmasına yol açabilir. Mitokondriyal disfonksiyon dolaylı olarak yüksek glikozun aracılık ettiği orexin duyarlılığını azaltarak orexinin baskılanmasına yol açmaktadır. Wilson “adrenal yorgunluk” terimini icat ettiğinden, bilim mitokondriyal disfonksiyon ve enflamasyonun oreksini baskıladığı gerçeğini keşfetmiştir.

Tükürük Kortizol Testi Etkilimidir?

Kortizol seviyeleri birinin sirkadiyen ritminin iyi bir göstergesi olabilir. Orexin nöronları bastırıldığında, Orexin A kortizol salınımını uyardığı için kortizol üretimini engellemektedir. Orexin baskılandığından (mitokondriyal disfonksiyon ve inflamasyondan), kortizol ritimleri sıklıkla değişir ve insanlar daha düşük AM kortizolüne ve daha yüksek göreli PM kortizolüne sahiptir. Bu olası/teorik bir nedendir. Kortizol düşük olduğunda, akut aşırı CRH’nin bir sonucu olarak daha hipotalamik düzensizliğe neden olan CRH’yi inhibe etmek için geri beslenmemektedir. Diğer taraftan, kortizol seviyeleri yüksekse, bu CRH’nin kronik olarak yüksek olduğu anlamına gelebilmektedir. Sayısız çalışma, kortizolün, genellikle bilişsel temelli koşullar olan çeşitli hastalıklarla ilişkili olarak çok düşük veya yüksek olduğundan bahsetmektedir. Örneğin, TSSB düşük kortizol ve daha yüksek DHEA ile ilişkilendirilmiştir.

Adrenal Yorgunluk Nasıl Tedavi Edilir?

Yukarıda tartışılan semptomlardan herhangi birini fark edilirse, doktora görünme tavsiye edilir. Bazı sağlık uygulayıcıları, adrenal yorgunluk semptomlarını tedavi etmek için aşağıdaki tamamlayıcı yaklaşımları kullanırlar, ancak bunlar semptomlara neden olabilecek altta yatan durumun önlenmesi veya tedavisi için onaylanmamıştır. Astragalus, rhodiola, eleuthero, ginseng, meyan kökü, schisandra ve kordiseps, adrenal yorgunluk için verilen takviyelerin sadece birkaç örneğidir. İlginç olan şudur bunların hepsi hipotalamus ile etkileşime girmektedir. Doğru durum için kullanıldıklarında etkili olabilirler, ancak adrenal bezle ilgisi olmayan nedenlerle yorgunluk varsa faydaları olmayabilir. Dolayısıyla, tamamlayıcı yaklaşımlar semptomları azaltabilmesine rağmen, biyoloji tamamen yanlış anlaşılmıştır. Bu yaklaşımla ilgili potansiyel bir sorun, hastanın bağışıklık sisteminin aşırı aktif olabilmesi ve listelenen takviyelerin çoğunun bağışıklık uyarıcıları olmasıdır. Dolayısıyla kişinin biyolojisini anlamamak, hastalıkları nasıl tedavi edildiği konusunda olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Sonuç itibari ile bakıldığında adrenal yorgunluk, kişinin biyolojisini yanlış yorumlama, hatalı ilişkiler kurma ve iyi bir pazarlama fırsatının bir sonucu olarak ortaya çıkan bir yanlış anlamadır. Pek çok iyi niyetli insan bu yanlış teşhisle yanıltılmıştır. Hipotalamus işlevindeki dengesizlik gibi diğer faktörler, muhtemelen adrenal yorgunluk ile ilişkilendirilen en yaygın semptomlara neden olur.

Adrenal Yorgunluk ile Başa Çıkma

Kronik yorgunluk farklı, karmaşık bir arka plana sahiptir. Yemeklerden sonra kronik yorgunluk ve yorgunluk ile başa çıkma yolları hakkında daha fazla bilgi edinilmesi gerekmektedir.

Neden Kortizol Seviyeleri Düşükken DHEA Seviyeleri Yüksektir?
DHEA da adrenal bez tarafından üretildiği ve genellikle nispeten yüksek olduğu için kortizolün adrenal arızadan düşük olması olası değildir. Bu dengesizliğin ortaya çıkmasının bir nedeni, CRH hormonu (ACTH ve Kortizol için salım hormonu) nedeniyledir. CRH, insan adrenal hücrelerinde DHEA üretimini doğrudan uyarır. CRH, pregnenolon üretimini DHEA’ya düşüren, kortizol üretiminden mahrum bırakan ve düşük kortizole neden olan enzimleri arttırmıştır. Kortizolün artmasına neden olan enzim (PKA yoluyla 3BeHSD) ACTH tarafından uyarılmaktadır, ancak ACTH, CRH’nin neden olduğu oksidatif stresden glutatyon tükenmesinin bir sonucu olarak kronik stresde azaltılabilir. Fakat bu sadece bir teoridir.

Düşük kortizol seviyeleri ayrıca HPA ekseni düşük aktivitesi, artan negatif geri besleme hassasiyeti (kortizolden) veya metabolize eden enzimlerdeki değişikliklerden kaynaklanabilir. TSSB’de, insanlar daha yüksek glukokortikoid reseptör yoğunluğu nedeniyle HPA eksenini inhibe eden kortizole karşı daha duyarlıdır. HSD1, HSD2 ve 5a-redüktaz enzimlerinde de kortizol seviyelerini etkileyen değişiklikler vardır.

Kronik stresin sağlıksız olmasının birçok nedeni vardır, ancak bunların hiçbirinin düşük kortizol veya adrenal yetmezlikle ilgisi yoktur. Stresin en zararlı yönü, hipotalamus tarafından salınan ve sonunda kortizol üretimine yol açan yüksek Kortikotropin Salgılama Hormonudur (CRH). Kronik stresin olumsuz sağlık etkilerinden bazıları şunlardır:

  • Kortizol direnci
  • Azalan bağışıklık fonksiyonu ve bu nedenle enfeksiyonlarla baş edememe
  • Enflamasyon (CRH, artan Th1 hakimiyeti, TLR-4, Nf-kB, IL-1b, IL-6 , TNF, MHC-II (HLA-DR) ve ICAM-1’e neden olmaktadır.
  • Obezite – kan şekerini, insülini yükseltir, sizi aç yapar
  • Nörotransmiter direnci, iltihaplanma, hafızayı bozma ve dopamin, asetilkolin, LTP , BDNF , nörojenez ve dendritik dallanmanın azaltılması ile oluşan bilişsel işlev bozukluk
  • CRH, kronik HPA aktivasyonu, dinorfin, düşük BDNF, düşük nörojenez, düşük dopamin ve GABA, serotonin ve glutamat direncinin bir sonucu olarak oluşan depresyon
  • Bağırsak akışını yavaşlatarak ve geçirgenliğe neden olarak yaşanan bağırsak fonksiyon bozukluğu
  • Kalp hasarı
  • Kısırlık ve düşük libido ile GnRH, LH , FSH’yi azaltması
  • Kötü uyku
  • Nörotransmitter direnci (Glutamat , Serotonin , GABA)
  • Düşük dopamin ve asetilkolin
  • Düşük Pregnenolon, DHEA, Testosteron, Büyüme Hormonu
  • Alt Tiroid Hormonları (T3, T4 , TSH )
  • Yüksek Prolaktin ve Östrojen
  • Hipokampüste veya CRH yoluyla hafıza merkezindeki oksidatif stres
  • Adrenal yorgunluğun aksine, listelenen mekanizmaların tümü bilime dayanmaktadır.

Kaynakça

https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/addisons-disease/expert-answers/adrenal-fatigue/faq-20057906

kaynak: bilgiustam

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
okuyucu yorumları OKUYUCU YORUMLARI 😊

Sıradaki içerik:

Adrenal Yorgunluk ve Belirtileri Nedir?

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ