e
sv

Allah’a iftira etmek

İftira; yalan yere şahitlik yaparak işlediği suçu başkasına atmak veya başka bir suç ile masum birisini suçlamaktır. Dolayısıyla iftira; yalanı, haksızlığı, kötü zannı, adaletsizliği, haramı, alçaklığı içeren büyük bir kavram ve vebaldir.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

İftira; yalan yere şahitlik yaparak işlediği suçu başkasına atmak veya başka bir suç ile masum birisini suçlamaktır. Dolayısıyla iftira; yalanı, haksızlığı, kötü zannı, adaletsizliği, haramı, alçaklığı içeren büyük bir kavram ve vebaldir. İftira olayı Kur’an’da ifk olayı ile ayrıntılı olarak ifade edilir ve ne kadar kötü bir şey olduğu, mü’minin ne yapması gerektiği açıkça anlatılır.

“O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır. Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, “Bu, apaçık bir iftiradır” deselerdi ya! Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir. Eğer size dünya ve ahirette Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu! Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır. Bu iftirayı işittiğiniz vakit, “Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım! Bu, çok büyük bir iftiradır” deseydiniz ya! Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor. Allah, size âyetleri açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nur 24/11-18)

İftira bu kadar büyük bir suç ve günah iken cezası da kaçınılmaz olarak büyük olacaktır. Bu ceza dünyada zillet ve ahirette gazap şeklinde tecelli edecek ve iftira atanları muhakkak perçeminden yakalayacaktır. “Mü’min erkekleri ve mü’min kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.” (Ahzab 33/58) “Buzağıyı ilâh edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.” (A’raf 7/152)

Kula atılan iftira bu kadar büyük bir gaflet ve alçaklık iken iftiranın Allah’a (haşa) atılması tam bir nankörlük ve isyandır. Allah’a iftira atmak; görmediği hakikati başkaca mecralara çekmek, adaleti saptırmak, yalan yere varsayımlarda bulunmak, gerçeği inkar etmek, ayetleri yalanlamak, Allah’ın kudret ve mülküne eş ve ortaklar atamaktır ki şirktir.

“Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” (Nisa 4/48)

Yüce Allah, dilediği kimseler için rahmetini sergileyeceğini bildirirken, şirki bağışlamayacağını kesin olarak ifade etmiştir. Çünkü şirk; yalanın, iftiranın ve batılın hakikatle savaşı, Hak’la mücadelesi, karanlığın nura egemen olma savaşıdır.

Şirk; Yüce Rabbin sonsuz ilim ve kudretine eş, ortak, evlat, paydaş atamak, ilahi sanat ve yönetimde Yüce Rabbimizin ‘sadece’ler sistemini yok etmeye çalışmaktır. O sadece olan ‘Allah’tır. O’ndan başka sadece yoktur. O, Tek’tir, Bir’dir. Şirk; kişileri rableştirme, dünyevi putlara ve batıl varlıklara tapma, medeti Allah’tan başkalarından umma, rızkı ve bereketi başkalarından bekleme girişimidir. Şirk; Allah’ı inkar etmeden, Allah’ın yanına berisine ortaklar koymaya, şefaatçiler yerleştirmeye çalışmaktır. Şirk; yalanın, iftiranın alasıdır. Şirk tacirleri ise şirki size ballandırıp tevhid diye satmaya çalışanlardır.

Mü’min gözünü açmak, hakikati görmek ve iftira etmemek zorundadır. İster kula, ister Rabbimize olsun şahitlik ederken ve cüzi irademizle amel işlerken hakikatten yana olmak ve adaleti ayakta tutmak zorunda olduğumuz kaçınılmaz bir gerçektir. Dünyada çekeceğimiz zillet ahirette göreceğimiz gazap yanında hiç kalacaktır. Bu nedenle hak yememek, yalan yere şahitlik etmemek, hakikati değiştirmemek, suçlamamak, suçu atmamak bizler için öğüt değil farzdır.

Yüce Allah’a attığımız iftira ise haşa O’nu yalanlamak, dinini reddetmektir ki telafisi yoktur. İftira o denli büyük bir pislik ve şer odağıdır. Rabbim bizleri bilmeden attığımız iftiralardan dolayı bağışlasın. Rabbim ağzımızdan dökülen kötü ve haddi aşan zanlardan ötürü bizi cehennemde haşretmesin. Rabbim dedikodu ve gıybetlerimiz için de bizleri bağışlasın. Rabbim en başta kendisine yaptığımız haksızlıklar nedeniyle bizleri affeylesin. Rabbim, kendisini layıkıyla tanıyamadığımız ve iftiracılara ahmaklığımızla alet olduğumuz için bize merhamet eylesin. Rabbim, bizleri ifk olayında olduğu gibi, münafıkların iftira ve yalanlarına itimat edenlerin durumuna düşürmesin.

Amin!

kaynak: iman ilmi hali

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Allah’a iftira etmek

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ