e
sv

Allah’ın yardımı

Mülk, ilim ve kudret sadece Allah’ındır. O, “Ol!” deyince olduran, “Öl!” deyince öldürendir. O’nun yardımı kulun tek muradıdır ve Allah kendisine ve dinine yardım edene, iman ve itikad edene, helal ve temiz yaşayana, uğrunda savaşana, canını ortaya koyana, hak ve adil olana, doğru ve dürüst olana, Kur’an’ı hayata rehber edene, Peygambere biat edene, mü’min olarak kalmaya yeminli olan Allah dostlarına ve neticeten tevhid erlerine, hanif kullara yardım eder.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Mülk, ilim ve kudret sadece Allah’ındır. O, “Ol!” deyince olduran, “Öl!” deyince öldürendir. O’nun yardımı kulun tek muradıdır ve Allah kendisine ve dinine yardım edene, iman ve itikad edene, helal ve temiz yaşayana, uğrunda savaşana, canını ortaya koyana, hak ve adil olana, doğru ve dürüst olana, Kur’an’ı hayata rehber edene, Peygambere biat edene, mü’min olarak kalmaya yeminli olan Allah dostlarına ve neticeten tevhid erlerine, hanif kullara yardım eder.

“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.” (Muhammed 47/7)

Allah’ın cihatlardaki yardımı en malum olan ve en hatırda kalanı olsa da Allah’ın yardımı elbette bununla sınırlı değildir ve gerek bu hayatta gerekse ahiret yurdunda imanlı ve salih amelli kullara nasip olacak yardım her türlü eziyet ve korkudan ötedir, gerçek güvenlik ve huzurdur.

Nitekim Bedir de, Uhud da nice diğer cihatlarda, Çanakkale’de, Kurtuluş savaşında Yüce Allah haklı, itikatlı ve layık olandan yana yardımcı olmuş, iman ordularına yardımını esirgememiştir.

“Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.” (Bakara 2/214)

“Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.” (Al-i İmran 3/13)

Kullar gibi Peygamberlerin de tükendiği, çaresiz kaldığı nice anlar vardır ki Allah’ın yardımı bu anlarda devreye girmiş, kapanan bir kapı yerine onlarca kapı açılmıştır.

“Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.” (Yusuf 12/110)

“Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti…” (En’am 6/34)

İslam’ın yeşermesi, kalplerde yer bulması, iman kardeşlerinin güçlenmesi, korkuların umuda dönmesi ve mü’minlerin eziyetlerden kurtulması da yine Allah’ın yardımı iledir.

“O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.” (Enfal 8/26)

“Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah’tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü’minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Enfal 8/62,63)

İman kardeşliğinin gördüğü eziyetlerin ortadan kalkması, tebliğ ve davetin uzak kalplere kadar uzanması, acı dolu yıllardan sonra dahi iman ateşinin sönmemesi hep Allah’ın yardımı iledir.

“Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.” (Nahl 16/127)

“Evet, sabrettiğiniz ve Allah’a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.” (Al-i İmran 3/125)

“Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.” (Al-i İmran 3/160)

Allah’ın, imanlı kullarına yardım edeceği, kendi dininin hayata egemen olması için canıyla kanıyla didinenleri müjdelere mazhar kılacağı ayetlerin işaretidir ki İslam’ın Kur’an ışığında tüm dünyaya egemen olması için kalemle ve kılıçla cihat eden herkese, Peygamberin ve sahih sünnetinin takibinde olanlara Allah’ın yardım edeceği açıktır ve tarih boyu kazanan tarafların İslam ve iman bakımından üstün olduğu, kaybedenlerin ise bunlardan uzak veya yoksun olduğu aşikardır.

“ .. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” (Hac 22/40)

“Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.” (Haşr 59/8)

Ve Allah’ın asıl yardımı inşallah ahiret yurdunda olacaktır ki en masum mü’minlerin ve şehitlerin ve Peygamberlerin dahi bu yardıma ihtiyacı vardır. Çünkü kudret ve mülk sadece Allah’ındır, şefaat tümden ve sadece Allah’a aittir.

Yaşamını boş heves ve açlıklar uğruna feda edip dini ve imanı yok sayanların, Kur’an’a ahk ettiği kıymeti vermeyenlerin, Allah’ın sınırlarına uymaktan imtina edenlerin bu yardımlardan yoksun kalacağı muhakkak, fani dünyayı sınav olarak görebilen imanlı kulların tevhid dolu yaşamlarının, şirk ve şeytana baş kaldırmalarının, kötülük ve zulümle mücadele etmelerinin, haksız ve adaletsiz olanlarla cihat edenlerin Allah’ın yardımı ile çok daha yüce şefaat ve rahmetlere ereceği (inşallah) katidir.

Bu nedenle gerek bu hayatta gerek ahirette Allah’ın yardımını dileyenlerin, Allah’a ve Allah’ın dinine yardım etmesi lazım gelir ki dine yardım etmek en başta Allah’a ve Kur’an’a, sonra Peygamberine iman etmekle, sınırlarına uymakla, tevhidden sapmamakla, şeytanlara ilahlık vasfı vermemekle, haramlara uzanmamakla, heladen sapmamakla, sabretmek ve şükretmekledir.

“Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.” (Mü’min 40/51) Çünkü Allah her şeyi gören ve bilen, kudret ve mülkün tek sahibidir. O’ndan başka ilah ve Veli yoktur. Gerçek dost ve güvenilecek tek merci O’dur.

kaynak: iman ilmi hali

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Allah’ın yardımı