e
sv

Blog Yazarı, Çıplak Yazar Kimdir?

Bugün severek beğendiğim ve takip ettiğim Blog yazarlarımızdan biri olan Çıplak Yazar ile yazılı şekliyle röportaj yaptık. Kendisine şahsım ve sizlerin adına, merak ettiğimiz soruları cevapladığı için canı gönülden teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. 😊
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

😊 Çıplak yazarı, sizin cümlelerinizle tanıyabilir miyiz?

Amatör hikâye yazarı ve sıradan bir dünya vatandaşı. Evrime, dostluğa, sevgiye, paylaşmaya ve hayattaki tüm iyi şeylere inanıyorum. Her ne kadar bir yanım Dostoyevski gibi ”İzin vermiyorlar… bırakmıyorlar… iyi bir insan olayım!” dese de, diğer yanım iyi bir insan olmak için sürekli çabalıyor.

😎 Blog ile nasıl tanıştınız?

İlk bloğumu 2009 senesinde açmıştım. O zamanlar ne yaptığıma dair hiçbir fikrim olmasa da yazmayı gerçekten sevdiğimi fark ettim. Sanırım bunda sezgisel içe dönük INTP bir kişiliğe sahip olmamın da etkisi vardı. Sonuçta kafamın içindekileri bir şekilde atmam gerekti ve blog yazmak bunun için en ideal yoldu. Tabi bu süre içerisinde farklı bloglarım oldu. İlk bloğumu adım-soyadım şeklinde blogger üzerinden açmıştım. Sonra 1deliningunlukleri adında farklı bir blog açarak, uzun bir süre bu isimle yazdım. Şimdiki blogumu da zaten biliyorsunuz.

🤔 Blog yazmaya ve tasarım geliştirmeye karar verirken zihninizde oluşan akımlar nelerdir?

Öncelikle tasarım geliştirmek değil de, basit düzeyde CSS ve HTML bilgisi demek daha doğru olur. Bunlarla da bir tasarım ne kadar geliştirilir aşağı yukarı bellidir zaten. Ancak basit düzeyde de olsa belirli değişiklikler yaparken, gözü yormayan sade şeyler kullanmaya özen gösteriyorum. Mesela blogumda kullanmış olduğum ana iki renk, bir deniz fotoğrafındaki iki ayrı bölümden alınmış renk kodlarıdır. Yani neyle ne uyumludur diye düşünmedim. Zaten doğada var olan renkleri kullandım.

😍 Blog yazarı olmak isteyen blog yazarı adaylarına önerileriniz nelerdir?

Biz kimiz ki tavsiye verelim. Ancak tecrübelerimi anlatabilirim elbette. Böylece blog yazarlığına heves eden arkadaşlar, kendilerine belki bir pay çıkarabilir. Kendime ‘’neden yazdığımı’’ sorduğum zamanlar çok oldu. Rahatlamak ve kafamdakileri atmak ise, en önemli sebeplerimden biriydi. Bunu yaparken kendimi gözlemleme fırsatım da oldu tabi. Beş yıl önce yazdığım bir yazıyı yeniden okuduğumda, düşüncelerimin değişime uğradığını fark ettim. Bu durum kişinin kendine yaptığı içsel bir yolculuk gibi geliyor bana. Önce emekleme, sonra yürümeyi öğrenme ve daha sonrasında koşma. Ancak yazarlığa yeni başlayınca hevesle birlikte tutkularımız da oluyor. Hayatın her alanında birçok şey için de geçerlidir bu. Tutku aslına bakarsanız kötü bir şey de sayılmaz. Ancak emeklemeden koşmayı arzulayınca, doğal olarak yere kapaklanıyoruz. Sonuç olarak başladığımız işe olan hevesimizi yitiriyor ve yeniden başladığımız noktaya dönerek ‘’acaba nerede neyi yanlış yaptım’’ diye düşünüyoruz.

Yanlışımız devasa bir otorite olan Google canavarı ne istiyor diye düşünmek. Bizi biz yapan tüm o yüce değerleri, duygularımızı ve düşüncelerimizi hiçe sayarak sadece o canavarı doyurmaya çalışmak. Onun istediği yazılar yazmak, onun gözüne girmek ve beklentilerini karşılamak. Bir müddet sonra haber sitelerinden farksız bir blog haline geldiğinizi anlıyorsunuz ama iş işten geçmiş oluyor. Tüm bu hataları kendim de yaptığım için söylüyorum. Ruhu dahi olmayan içi boş şeyler yazıp durdum. Sonuç olarak çok geçmeden yazmaktan sıkıldım. Çünkü yaptığım şey yanlıştı bunu biliyordum. Kişisel blog açıp kişisel yazmayacaksam, ona kişisel blog demenin ne anlamı var ki?

🤗 Blog sitenizin daha ilerisi hakkında düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

İlk zamanlar yazdıklarım, örs üzerinde kızgın demiri döven bir çekiç gibiydi. Cümlelere sınırlar koymak beni boğuyordu. Canım küfür etmek istiyorsa o satırda küfür ediyor, bağırmak istiyorsa yazının ortasında çığlık atıyordum. Artık orta yaş sendromu olsa gerek, daha durgun ve ılımlı bir yazım biçimine sahibim. Kısa hikayelere ağırlık vermekle birlikte, seslendirme alanında da kendimi geliştirmek ve hikayelerimi seslendirmek istiyorum. Bunun için ayrıca destek bölümünde ziyaretçilere de seslendirme yapabilmeleri için öneride bulunmuştum. Bir de hali hazırda yapmakta olduğum misafir yazarlığı, farklı bir formata çevirerek ‘’misafir anılar’’ olarak devam ettirmeyi düşünüyorum. İnsanların başından geçen, yazmak istedikleri komik, ilginç ya da üzücü olaylar. Ama onların bir anı olması tabi ki en önemli kriter. Yukarıda da bahsettiğim ruhu olan şeylere daha çok değer veriyorum artık.

Saygılarımla
Çıplak Yazar
www.ciplakyazar.com

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Blog Yazarı, Çıplak Yazar Kimdir?

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ