e
sv

Ekonomide ne denilmişti ne oldu?

24 Haziran seçimlerinin ardından 10 Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk kabinesi açıklandı. Kabinede ekonominin başına, birleştirilen Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak Berat Albayrak oturdu. Berat Albayrak göreve gelmesinin ardından 2 ay 10 gün sonra, yani 20 Eylül 2018’de ilk büyük programını açıkladı. Eski adı 'Orta Vadeli Program -OVP' olan ama yeni adı büyük reform içerecek şekilde “Yeni Ekonomi Programı” olarak ilan edildi.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

2001 krizi sonrası IMF ve Kemal Derviş eşliğinde hazırlanıp uygulamaya alınan “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” sanırım bu isim değişikliği ile bitirilmiş ve yeni bir ekonomi programı yazılmıştı. Babacan ve Şimşek’in üretime yönelik yeni bir programı bir türlü yazmayışlarına karşılık, Berat Albayrak göreve gelir gelmez hemencecik yeni bir ekonomi programını ilan edivermişti. Yeni Ekonomi Programı 3D olarak isimlendirilmişti. Dengelenme-Disiplin-Değişim adı ile 2019-2021 yıllarını kapsayan bir programdı. Programın açıklanmasının ardından kapıdaki TÜSİAD üyelerinin sevinçlerini de hatırlarsınız sanırım. Program 20 Eylül 2018’de açıklandı ve özellikle 2019 yılını kapsıyordu. Ama 2018 yılının 8,5 ayı bitmiş ve son 3,5 ay kalmasına rağmen 2018 yılı hedefleri bile tutmamıştı.

Gelin hep beraber 2018 ve 2019 yılı için ne demiş ne olmuş diye bakalım:

Öncelikle şu notu düşelim: Ekonomide hedefler arası uyum önemlidir. Mesela ekonomide motoru durdurursunuz ve cari işlemler fazla verir. Burada başarı hem yüksek büyüme hem de cari işlemlerin açık vermemesidir. Bu açıdan baktığımızda büyüme olmadığında cari açık sorunu da olmuyor.

Nitekim 2019 yılında yüzde 2,3 büyüme öngörüsü içerisinde cari açık bekleniyordu. Ama büyüme sadece yüzde 0,9 seviyesinde kaldı ve cari işlemler fazla verdi. Bu tabloda iki temel ana nokta var. Mesela 2018 yılı eylül ayında açıklanan YEP daha o yılın büyüme oranında büyük sapma gösterdi. 2018 yılında 3,8 büyüme hedefine rağmen 2,8 büyüme oldu. Hele 2019 büyüme programı daha da saptı. Geçen yıl 2,3 büyüme programlanırken sadece 0,9 büyüme gerçekleşti. Büyüme ve kur sapması yüzünden GSYH 795 milyar $ yerine 754 milyar $; kişi başına gelir de 520 dolar daha düşük çıkarak 9 bin 127 dolar seviyesinde gerçekleşti.

Yeni Ekonomi Programı ile aslında açıklanan ve gerçekleşen hedeflerin içinde belki de insan olarak herkesi ilgilendiren mesele istihdam olmalıdır. 2019 yılında 29,1 milyon kişinin istihdam edileceği hedefleniyorken, 28,1 milyon kişi istihdam edilebildi. Hedeflenen istihdamın tam 1 milyon kişi gerisinde kalınmıştı.

Ekonomide büyüme ve büyümeye bağlı istihdam hedefleri temel olarak oldukça şaşmıştı. Ya da şu şekilde izah edelim: 2018 yılında olduğu gibi 2019 yılında da büyüme ve istihdama yönelik genel ekonomik denge hedefleri tutmadı.

Aslında işin daha garip tarafı büyüme ve istihdam hedefleri kamusal harcama artışına rağmen tutmamıştı. Kamunun devreye girerek bütçe açığını artırması bile ekonomik büyümede hedefleri uzakta bıraktı. 2019 yılında hedeflenen harcamadan 39 milyar lira daha fazla harcanmış ve bütçe açığı 80,6 milyar lira hedefine rağmen 124,8 milyaraya çıkmış ama büyüme yine geride kalmıştı.

Unutulmamalıdır ki, verilen bütçe açıkları -ki asıl faiz dışında bile bütçenin açık vermeye başlaması- ilerleyen yıllar için bütçenin faiz harcamasının çok aşırı artacağına işarettir. Şimdilik açık veriyor ve borçları artırıyoruz ama çok yakında bu açıklarla biriken borçlar daha yüksek faiz giderine yol açacaktır. Zaten daha 3 yıl önce faiz giderleri vergi gelirlerinin yüzde 10’unun altında iken, bu oran 2020 yılında çoktan yüzde 20’ye çıktı bile.

2020 YILINDA ÇÖKÜŞ

Eylül 2018’de açıklanan ve 2018 yılını dahi tutturamayan Yeni Ekonomi Programı (YEP) sonraki yıllar için hedefleri hayal noktasına getirdi. Mesela 2020 yılında yüzde 9,8 olarak hedeflenen enflasyon şu anda yaz ortası ve en düşük seviye olması gerekirken %11,76 seviyesinde seyrediyor.

Tabii ki bu enflasyon verisi resmi açıklanan veridir. Halkın hissettiği enflasyon artık çok daha farklı çıkmaktadır. Yine 2020 yılı için yüzde 3,5 büyüme öngörülmüştü. Ama bu büyüme rakamının içerdiği 29 milyon 877 bin çalışan sayısı şu anda (Mayıs 2020) 25 milyon 858 bin olarak görülüyor. Tabii ki burada pandemi etkisi ile düşen istihdam söz konusudur. Ama pandemi öncesinde de tıpkı 2019 yılında olduğu gibi, büyüme görülse de istihdam artmamış, tersine gerilemiştir. 2018 yılı ilk 3 ayında ortalama istihdam 28 milyon 231 bin kişi olurken, 2020 yılı ilk 3 ayında bu istihdam 26 milyon 717 bin kişiye gerileme göstermiştir. İşin en ilginç yanı da GSYH hesabının 2018 ilk çeyreğine göre 2020 yılı ilk çeyreğinde %2,16 arttığı gösterilirken, istihdam 1,5 milyon kişi azalarak %5,4 gerilemiştir. Ekonomi biliminin temelinin gelir veya iş olduğunu kabul ettiğimizde 2018 yılında yazılan hayaller ile hemen daha o yıl yaşanan ve bugüne doğru sürekli kötüye giden gerçekler arasında çok büyük fark olduğu görülüyor. Yazılan programların tabelada kaldığı ama gerçeklerin çok daha ağır şartlar oluşturduğu anlaşılmaktadır.

İBRAHİM KAHVECİ / KARAR

kaynak: karar

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Ekonomide ne denilmişti ne oldu?