e
sv

İmana davet

Ey insanlar! Tanımasanız da, görmeseniz ve okumasanız, inkar etseniz de hepiniz Kur’an’dan ve İslam’dan mesulsunuz. Dünya yaşamı da ahiret sorgusu da Kur’an iledir ve Allah katındaki tek din İSLAM’dır. İman ise İslam’ın, ahlakın ve salih amelin abdestidir.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Ey insanlar! Tanımasanız da, görmeseniz ve okumasanız, inkar etseniz de hepiniz Kur’an’dan ve İslam’dan mesulsunuz. Dünya yaşamı da ahiret sorgusu da Kur’an iledir ve Allah katındaki tek din İSLAM’dır. İman ise İslam’ın, ahlakın ve salih amelin abdestidir.

Kimse iman etmeden cennete giremez ve iman dille geçiştirilemeyecek kadar kıymetli bir fazilettir, şarttır, esenlik kaynağıdır. Bu nedenle kalpten iman etmek, elle, dille, kalple bunu ispat edip yaşatmak herkese farzdır.

Hangi dine mensup olursanız olun Tevhid ve İman’a sahip değilseniz akibetiniz karanlıktır. Çünkü akibet sadece muttakilerindir. Ve Allah ile melekleri sadece “iman edenlerin” dostudur.

Allah var, ahiret var, hesap ve mizan vardır, haktır, yaşanacaktır.

Allah Tek’tir, Bir’dir, Yüce’dir, tek muktedir olandır, eşi, ortağı, benzeri olmayandır.

Dünya hayatı, süslü bir eğlence ve oyundan ibarettir. Sınav ise fıtri misakta herbirimizin Yüce Allah’a verdiği sadakat sözüne vefa etme veya etmeme sınavıdır. Bu söz; Allah’ı tanıma ve bilme, başka ilah tanımama, iman etme, şeytanı düşman bilme sözüdür.

İman kardeşliği en mukaddes kardeşliktir ve şeytan ile soyu imanlı kullara dokunamaz çünkü bu Allah’ın vaadidir. İmana mesafeli olanlar veya imanı kalpte yaşatamayanlar ise şeytanın kulu olmaktan kurtulamazlar.

Hz. Peygamber (sav) ve tüm peygamberler, Kur’an ve tüm kutsal kitaplar herkesi, her zaman tevhid ve takvaya, İslam’a ve imana davet etmiştir. Çünkü Allah’ın dini tek, imanı tek, istikameti tektir.

Allah’tan başka ilah aramak, Kur’an’dan başkasına tabi olmak, İslam’ı reddetmek ve imana mesafeli durmak en kötü müsibet ve vebaldir.

Şeytan kendi dini olan ŞİRK DİNİ’ne taraftar toplamak, ahdine dostlar biriktirmek ve imanlı kullar hariç herkesi köleleştirmek gayesindedir. İnkar etmeyen ancak yedek ilahlar üreten şeytan ve soyu sizleri dünya malına, servet ve şehvetlere sevk ederek başınızı dünyaya çevirtmekte hünerlidir.

En büyük rıza “Allah rızası”dır, en büyük korku “ahirette hesap verme korkusu”dur ve şeytan bunları “dünya malı sevgisi” ve “ecel korkusu”yla değiştirmeye çalışır. Kanar ve aldanırsanız hesap günü başınız eğik, defterleriniz boş ve akibetiniz cehennemler olur.

Cennetler sadece iman edenler yani mü’minler içindir. Müslüman olmakla yetinenler dahi bu nimetten Allah’ın şefaati olmaksızın istifade edemeyecektir. Çünkü imanı kalbe sokamayan müslümanlar ancak dille iman ederler ve bu yeterli değildir.

Tüm müslümanlar mü’min olmaya gayret etmedikçe ne akibetler ne de dünya üzerindeki pislikler düzelmez. Şeytan güçlüdür, ahir zaman kötüdür, sınav çetindir, kandıran ve aldatanlar çoktur.

Sokaklardaki çember sakallılar, takkeli ve tesbihlilerin hepsi müslüman değildir. Münafıkların, müşriklerin sokak ve ekranlardaki şovları şeytanın en sevdiği hilelerdendir. Hakikat ise kalpte ve Kur’an’dadır.

Kur’an, Allah kelamı, anlayarak okunmayı bekleyen ve hak eden mukaddes rehberdir. Peygamberimiz dahi dini Kur’an’dan öğrenmişken, kulların Kur’an’ı anlayarak okumaması affedilir bir şey değildir.

Kur’an farzdır, şarttır, tek rehberdir. Kur’an bilinmedikçe gerçek iman ve İslam bilinemez. Kur’an’sız İslam olmaz, tevhid olmaz, takva ve iman olmaz. Kur’an’sız Allah’ın sınırları bilinemez, emir ve yasaklar öğrenilemez ve kullar ilahi kudrete değil ama şeytanın hünerlerine teslim olur. Kur’an’ı anlayarak en az bir kez okumak tüm müslümanlara farzdır, Allah’ın üzerimizdeki hakkıdır.

Kur’an dua kitabı değildir, ölüler kitabı değildir, anlamadan okunacak bir roman değildir, türbelere bez bağlama rehberi değildir, duvara asılacak bir süs değildir, aynı sureyi bilmem kaç kere okuma kitabı değildir.

Kur’an şeref ve fazilet rehberi, kurtuluş kaynağı, tek doğru yolu gösteren Allah ilmi ve kudretidir. Ancak Kur’an ile mülkün, ilim ve kudretin sınırları tayin edilebilir ve ancak Kur’an ile emir ve yasaklar anlaşılır hale gelir.

Kur’an; basittir, kolaydır, anlaşılması mümkündür, kişiler değil ilkeler kitabıdır.

Şirk şeytanın dini, aldatmacası ve kandırışıdır. Şirk üzere ölmek ise afsızlığa tabi tek günahtır.

Kalpler asli fetva makamlarıdır. Akıl insanlara dini ve Allah’ı bulabilsin diye verilmiştir. Dünya hayatı fanidir. Her nefis ölümü tadacaktır ve ahiret yurdu sonsuz hayattır. Cennet ve cehennem sonsuz nimetlerin tadılacağı, sonsuz azapların yaşanacağı berzah alemidir.

Dini bilmemek mazeret değildir. Kur’an’ı okumasanız da Kur’an esaslarına herkes tabidir.

İslam, Yüce Allah’ın son ve mükemmel dini, Hz. Peygamber son peygamber ve Kur’an son mukaddes kitaptır. Başkaca ilahi yardım gelmeyecek, kıyamete kadar tevhid dini İslam baki kalacaktır.

Tek ve son olan dini tanımamak, uymamak, ona göre yaşamamak cehalet ve gaflettir.

Dindar, dine saygı ve hürmetle yaklaşan, tem,iz kalp ve akılla Allah’a yönelmeye gayret edendir. Dinci, dini siyaset ve menfaate alet eden, ayetlerle alay eden münafıktır.

İslam, dindarlığı emreder, dincileri lanetler ve der ki; kafir ve müşriklerle oturup kalkmayın, onlarla bir olursanız siz de onlara benzersiniz. Münafık ve müşriklerin bu nedenle cehennemde yeri kafirlerden de aşağıdadır. Çünkü bu yobaz din tacirleri dine, kafirlerden daha çok zarar verirler. Bunlara aldanmak ise, Kur’an’sız yaşanıyorsa, her zaman mümkündür.

İman, kalple inanmayı ve uymayı ve ikna olmayı gerektirir. İçinde iman yoksa, din, ahlak ve amel hatta niyetler bir hiçtir, nafiledir.

Niyetleri bilen, imanı veren, imanı bilen sadece Allah’tır. Kulların ve hatta meleklerin şahitliği ancak görünenlere ve söylenenleredir. Oysa hesap önce niyet ve gayretlerden, sonra amellerdendir.

Din gününde günahkarlardan günahları sorulmayacak, kimse kimsenin günahını üstlenemeyecek, haklar gerçek sahiplerine mutlaka iade edilecektir.

Din Allah’ındır ve hüküm koyma yetkisi, haram-helal belirleme yetkisi, şefaat sadece Allah’ındır ve şefaat sadece Allah’ın razı olduğu kullar içindir. Hz. Peygamber kendi kızını dahi kurtaramayacağını söylerken kullara imanı ve İslam’ı işaret etmişken ahir zamanda kulların bu rahatlığı ancak şeytanın zaferidir.

Şeytanlar, bilimde, eğitimde, siyaset ve ekonomide çoktandır egemen ve etkilidir.

İslam, mazlumların dini, iman ezilenlerin şifasıdır.

Kibir ve büyüklenme şeytanın en büyük silahıdır ve servetle gelen şımarıklık cehenneme yakınlaştırır.

Allah’ın öfkesi, firavuna veya adamlarına değil, biat ederek şeytani firavunu ilahlaştıranlaradır.

Ahir zaman, Allah dostlarıyla dost olma, Allah düşmanlarıyla araya mesafe koyma ve onlarla mücadele etme zamanıdır.

Cihad, her ne suretle yapılırsa yapılsın, Allah yolunda, Allah rızası için zulüm ve haksızlıkla mücadeledir. Cihaddan kaçmak, teslim olmak, korkmak imanın yokluğuna delalettir.

Ortadoğuyu kan gölüne çeviren, İslam’ı terör dini diye tanıtan, imanlı kalpleri öldüren, Kur’an ve Peygamberi yok sayan zihniyet ancak şeytana tapanların gayret ve zaferidir.

Dinde tebliğ ve davet var, zorlama yoktur.

Mü’min güzele gıpta eden ancak haset etmeyendir. Mü’min; önce kendisini düzelten, açık aramayan, kin gütmeyen, yardım edip paylaşan, örnek olan, merhamet eden, zanda aşırı gitmeyen, kötü zan ve sözde bulunmayandır.

Allah zulme uğrayanın feryadı dışında kötü sözü istemez. Çünkü İslam güzellik ve esenlik dinidir.

Yalan ve iftira, hakikati örtemez çünkü güneş balçıkla sıvanmaz.

Batıl, şer, tuzak ve hileler ancak şeytanların silahı ve huyudur. Hak ve adalet, samimiyet ve dürüstlük ise müslümanın şiarıdır.

İslam, barış, huzur, esenlik ve sadece Allah’a teslimiyettir. Tanımda sadece kelimesi yok ise iman değil şirk vardır. Şeyhler, şıhlar sizi kurtaramaz. Tarikatlere, hizip ve fıkralara, cemaatlere bölünmüş İslam iflah olamaz. Din kardeşini mezhebi farklı diye din dışı ilan edenler müslüman olamaz.

Dua, tefekkür, tevekkül İslam’ın şartlarıdır, rahmetidir. Şükür ve dua kalpleri yumuşatan, Allah’a çeviren ve doğru yolu buldurtandır.

Kader anlaşılması zor bir muamma, ruh Yüce Allah’tan bir parçadır.

Zenginlik ve refahta şükür, zorluk ve fakirlikte sabır, her durumda doğrulukta sebat Allah emridir.

Namaz kulun miracı, ecel herkesin kendi kıyameti, zekat köprü, dua ibadetin özüdür.

İnfak, zekat ve sadaka sizlerde duran fakir ve muhtaçların hakkıdır. En yüce hak Allah hakkı, yetim ve komşu hakkı, ana baba ve akraba hakkıdır. Lüks ve israf, muhtacın hakkını vermemek, çarçur etmek, şeytani pisliklere sarf etmektir.

Özgürlük, dilediğini yapma ve dilemediğini yapmama özgürlüğüdür ki takva sadece Allah katında bir üstünlük ölçüsüdür. Özgürlük isyan ve küfürde sınır tanımamak değildir.

Hakikat Kur’an’da, imtihan imanda, şifa Allah’tadır.

Nimetleri ve rızkı veren sadece Allah’tır.

Nimetlerden ve niyetlerden mutlaka sorulacaktır.

İmanın en faziletlisi, Allah’ı her an yanıbaşımızda bilmek ve hissetmektir.

İslam, ilkeler dinidir, evrenseldir, zaman ve coğrafya üstüdür.

Helak edilen kavimlerdeki mana, kula nasıl yaşaması gerektiğine örnektir.

Hz. Peygamberin örnek Kur’an ahlakı olması gerekendir ve mü’min sadece Allah’a güvenen ve güvenilir kişi olabilendir.

Hurafelere, rivayet ve uydurma hadislere boğulmuş, manevi mikroplar eliyle rayından çıkmış, tarikatlere parçalanmış, hristiyan ev yahudilerin elinde oyuncak olmuş, Kur’an’ı esas almayan İslam, Allah’ın dini değildir.

İlahi adalet elbet tecelli edecek olandır.

Allah, en güzel isimlerin sahibi ve en korkulacak olandır. O, hesap soranların , azap edenelrin ama aynı zamanda merhamet edenlerin en çetinidir. Celal ve ikram sahibi Yüce Allah ehrşeyi bilen ve görendir.

Yaşarken yapılan, düşünülen, söylenen, gizlenen ne varsa ahirette zerrece haksızlık yapılmadan amel defterlerine yazılacak ve hesap sorulacak olandır.

Allah cehennemi dolduracağına ahdetmiş, cennet için aynı ahidde bulunmamıştır.

Ahiret günü vay o yalanlayanların haline!

İblis, cahil, kibirli, saygısız, nankör ve kalbi haset ve fitne ile dolu olduğundan kötüdür. Bu haller kimde varsa o kimse de şeytanların yardakçısı ve kardeşi demektir.

İblis, imanlı kullar müstesna tüm insanları Allah aleyhine azdırmaya ahdetmiş, kıyamete dek süre almıştır.

Ahde vefa, fıtri misaka sadakat demektir.

Ayetlerin cennet ve cehennem tasviri, oradaki nimetleri ve oradakilerin mizacını anlatan, bu dünyada nasıl yaşanması gerektiğini gösteren mucize ihbarlardır.

Tevhid yolunda yürümeye gönüllü kullar şirki tanımak, şeytanı bilmek ve korunmak zorundadır. Şirk, yüzyıllardır kullardan saklanmış bir şeytan dinidir ve tanınmayan şirk dini, tevhidin içine kadar girebilmiştir.

Allah’ın ipi Kur’an, herkes tarafından, kendisine ilk defa vahyediliyor gibi okunmalı, akıl ve kalplere yerleştirilmelidir. Yoksa arapçaya mahkum, anlaşılmadan okunan Kur’an’ın kimseye üç kuruş faydası yoktur.

Ahlak, Kur’an’dadır ki Peygamberimizin ahlakı da, Yüce Allah’ın ahlakı da Kur’an ahlakıdır.

İyilikler önce yakın çemberden başlamalı, dış çemberlere doğru genişlemelidir. İyilik önce Allah’a, sonra etrafa ve insanlığa en son kendimize yapılması gerekendir.

Hak ve adaleti savunmak, zulme karşı durmak en çetin görevdir.

İmanlar, imtihan edilmeden muteber değildir ve zulüm ve haksızlığa karşı imtihan edilmemiş iman kulu refaha çıkartamaz. Bu sınavı geçmek ise ancak iyiliğe koşmak ve aynı zamanda kötülüğe baş kaldırmakla mümkündür. Yani iman hayra hizmet ve şerre karşı koymanın tümüdür. Sadece iyiliklere koşmak (şerle mücadele etmeden) dinin ve imanın sadece yarısıdır.

İnsandan dahi önce yaratılan Kur’an, putların tümüne tapmayı reddeder ki bu putların tümünün ardında şeytanlar vardır ve bu putlar sadece reçelden yapılmış heykelciklerde değildir. Ahir zaman putları; para, dünya malı, nefis, ibadet, tesettür, varlık ve kişi putlarıdır ki maddeleşmiş dünya hayatı kulları her dakika maneviyattan uzaklaştırırken dini yalanlatma hevesindedir.

Aklı ve kalbi karşı karşıya getirmekte marifetli şeytanlar görmeden inanmayı reddeden bir nesil yaratmaya muktedir olmuştur ki tüm beşeri ilim ve bilimler maalesef bu teze hizmet eder haldedir.

Satılık teslimiyetlerle, sahte dincilerle ve gizli şirk unsurlarıyla can cekişen İslam’ı, Kur’an’a döndürmek her müslümanın asli vazifesidir.

Vebal ve azap büyük, imtihan çetin, Allah’ın vaadi haktır!

Ey insanlar!

Bu yüzden ve burada yazılmayan daha pek çok ilahi hakikat nedeniyle iman etmek, İslam’a uygun davranmak ve Kur’an’a tabi olmak boynunuzun borcu, Allah hakkına sadakat görevinizdir.

Bu yüzden, Kur’an’ı anlayarak okumak, rehber edinmek ve Allah’ı tanımak ve bilmek mecburiyetindesiniz. Aldanmalara kanarak, anlaşılmaz bir vurdumduymazlıkla kendinizi küfür, münafıklık ve müşriklik rüzgarlarına koyuverme hakkınız her zaman vardır ama olması gereken bu değildir.

Baki hayatta esenliğe ermenin yolu, ahiretin tarlası durumundaki bu dünyada adam gibi imanla yaşamak, üç kuruşa tamah etmeden, dünya malına meyletmeden, şeytanların oyunlarına gelmeden, gerçek imanla yaşamak ve ölmektir.

İman, hayra hizmet ve şerre düşman olmaktır.

Bilmemek mazeret değildir. Bilmeseniz de Kur’an hesap soracaktır.

Şefaat sadece Allah’ındır ve azaptan kimse kimseyi kurtaramaz.

Din Allah’ın, din günü Allah’ındır.

Mübarek üç aylara girdiğimiz bu günde akılları başa toplamak, kalbe kulak vermek zamanıdır.

İnsan ömrü kısadır, elbet bitecek ve gerçek hayat başlayacaktır. Yeniden dirilindiğinde mutlulardan olabilmek için Allah yolundan ayrılmamak, Allah’ın sınırlarına uymak esas olandır.

Peygamberimizin Kur’an’a uygun haids ve sünnetleri baş tacımızdır. Lakin milyonlarca uydurma hadis ve sünnete daldırılmış İslam’ın arı ve duru hali sadece Kur’an’dadır ve Peygamberimizin sünneti diye bize ulaşanlar ancak Kur’an’a uygunsa muteberdir.

Allah, hesap soranların ve tuzak kuranların en çetinidir.

Burada yazılanların tümü; sesleniş, davet, tebliğ, ikaz ve ihtardan ibarettir. Dileyen dilediğini yapmakta elbet serbesttir. Lakin doğru ve güzel olan sadece Allah YOLU’dur, tevhiddir.

Niyetleri bilen Allah, herşeyi duyan ve görendir.

“Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?” (Fatır 35/3)

Kandiliniz mübarek, ışığınız iman, rehberiniz Kur’an, halleriniz İslam olsun!

Teslimiyetiniz sadece Yüce Allah’a olsun.

İmanla kalın, Kur’an’la kalın.

Amin.

kaynak: imanilmihali

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

İmana davet

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ