e
sv

İyi Bir Lider Olabilmek İçin Sık Yapılan Hatalara Büyüleyici Bir Göç Vardır.

Başarılı olabilmek için duygusal zekanızı, zamanı doğru yönetmenizi sağlayacak ipuçları ile keşfedin. Görev tanımını, ‘’Nasıl iyi bir lider olunur?’’ sorusuyla sorgulayın. Saygı, yönetici kimliğinizin her ne kadar resmi olsa da, zihinsel esnekliğinizde bilgi olmadığı sürece güçlü bir özgüvenden bağımsız deneyimlerle hareket edeceksiniz demektir. Deneyimleriniz bulunduğunuz pozisyona uygun olabilir, uygun olmayan kişiliğinizi ise herkesten önce siz görün. Kendinize bir liderlik reçetesi yazın ve bunu yaparken empati yönetimini kullanın. Bu sizin için eşsiz bir geri bildirim yöntemi halini alacaktır.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 3

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Başarılı olabilmek için duygusal zekanızı, zamanı doğru yönetmenizi sağlayacak ipuçları ile keşfedin. Görev tanımını, ‘’Nasıl iyi bir lider olunur?’’ sorusuyla sorgulayın. Saygı, yönetici kimliğinizin her ne kadar resmi olsa da, zihinsel esnekliğinizde bilgi olmadığı sürece güçlü bir özgüvenden bağımsız deneyimlerle hareket edeceksiniz demektir. Deneyimleriniz bulunduğunuz pozisyona uygun olabilir, uygun olmayan kişiliğinizi ise herkesten önce siz görün. Kendinize bir liderlik reçetesi yazın ve bunu yaparken empati yönetimini kullanın. Bu sizin için eşsiz bir geri bildirim yöntemi halini alacaktır.

İyi bir lider olabilmek için sık yapılan hatalara büyüleyici bir göç vardır. Bunlardan bazıları şöyledir; Yalnız çalışmaya çalışmayın. Bilgilerinizi kendinize saklayıp bulunduğunuz pozisyonu korumaya çalışmayın. Aksine bilgilerinizi paylaşın, öğretin ve delege edin. Böylece siz günlük işlerinizin anlık refleksleri arasında bilgilerinizi geliştirecek zaman, deneyim, tecrübe ve terfi etme fırsatı bulacaksınız.

Günün trendlerini sürekli takip etmeli, hatta yeni trendleri siz yaratmalısınız. Girişimci ruhunuzu projelerinizle geliştirmelisiniz. Lider olun. İyi bir dinleyici olun. Soru sorun ve size soruların daha çok sorulmasına özen gösterin. Ekibinizi düşündürürken takım ruhunu kurduğunuzu hissedeceksiniz. Geri bildirim alın ve verin. En önemlisi ekibinizi tanıyın. Ve sizden özellikle ricam; bu söyleyeceğim Üç klasik ön yargı modelinden kaçının.

Birincisi; ‘’Özel hayatınızı işe yansıtmayın, kapı dışında bırakın.’’ Bilinir ki her yaşamın kendine özgü soru, sorunu ve çözümsel döngüsü vardır. Bu süreçte çalışanlarınızı düşünün ve bu davranışınızı gösterin. Farklılıkları kucaklayın. Dinleyin. Eleştirmeyin. Çözüm önerileri sunun. Karar vermesine yardımcı olun ve saygı duyun. Böylece çalışanınızda yaratmış olduğunuz özgüvenin etkileyici deneyimi ile motive edebilirsiniz. Çalışmak istediği değil çalıştırmak istediğiniz her alanda çalışmak isteyecektir. Tam bu sırada kurumsal kültürün bağışıklığını çalışanınıza kazandırmış olacaksınız, özel hayatın ayrıcalığını işe yansıtmasının tedbirini bu şekilde alabilirsiniz.

İkincisi; ‘’Sıfır hata imkansızdır, her hata unutulmayacak bir tecrübedir. Saygı duyulması gerekir. Günümüzde bir çok yönetici toplum içerisinde hataları eleştirir, ayıklar, kabul edilemez varsayımlarda bulunur. Burada önemli olan hatadır, çalışanın kendisi değildir. Eleştirilmesi gereken kavram hatanın kendisi olmasına rağmen çalışanı eleştirmek kötü sonuçlar ile neticelenir.’’ İçinde bulunan konunun özüne uygun bir örnek vermek istiyorum. Fikir ayrılığına düştüğüm bir üst pozisyonda  olan yöneticim vardı. İkimizde haklı yanlarımızı çeşitli vurgu ve ses tonuyla anlatıyorduk. Sorumlu müdürümüz bir hafta geçmesine rağmen kimin haklı olduğuna karar vermek üzere gelip bizimle toplantı yapmamıştı. Bu süreç içerisinde geçen her gün nihai sonuçta yaratacak tedirginlikle beraber zamanın üzerimizdeki etkili stresini azaltmıştı. Ve nihayetinde farklı zaman ve noktalarda bizimle ayrı görüşmeler gerçekleştirdi ve bizi yeniden bir araya getirdi. Haklı yanlarımızı bir kenarda bıraktı. Bizi değil hatayı yakaladı, sorguladı ve çözüme ulaştı. Üzerimizdeki baskı gitmiş ve rahatlamıştık. En etkileyici kısım ise son sözdü; ‘’Eğer ben, hatanın yaşandığı ana gelseydim, hatayı değil kişiliğinizde gizlenen öfkenin haklı nedenlerini karşımda bulurdum. O anın diliyle sözlerinizde geri dönüşü olmayan hadiseler yaşanabilirdi. Saygı saygısızlığa dönüşebilirdi. Sizinle yollarımızı ayırmak yerine sakinleşmenizi bekledim ve daha sonra gelmeyi tercih sırasına koydum..’’ Etkileyici bir davranış modeliydi. Etkili performans değerlendirmeleri keşfetmekte kendi alanında en iyisiydi. Yetenek avcısıydı. Misafir memnuniyetinde tutarlılığa sadakatle bağlıydı. Kurum içi iletişimle kriz dönemlerinde hızlı ekip ağı kurabilirdi. İş ve yaşamın dengelerini pozitif düşüncenin kararlığı ile kurardı. Rol model taklidi yapan bir lider değildi. Tutamayacağı sözler vermezdi. İş ve özel yaşamında yapılacaklar listesinde olan hiçbir şeyi ertelemezdi. Çalışanın kendisini değil hatayı bulma ve çözmede uzmanlaşmıştı. Rol modelimdi.

Üçüncüsü; ‘’Çalışanlar birbirini sevmek zorunda değil ama saygı göstermek zorunda’’ Çalışma hayatınızda anlaşmazlığa düştüğünüz kişilerle aranızı bulmak zorunda olan yöneticilerin size karşı çok sık kullandığı bir söz olarak tarif edebilirim. Fakat bu davranış kısmen doğrudur. Temel terbiye ve nezaket duyguları doğuştan gelen bir eşitlik ile dağıtılmadığını unutursanız, farklılıkları kabullenmez, fikir ayrılıklarında çatışma yaşarsınız. Dedikodu, açık arama ve gruplaşma ortamları kurumsallaşmış olur. O yüzden çalışanlar birbirini sevmek ve saygı duymak zorundadır. Saygı ve sevginin olduğu ortamlarda güven, bağlılık ve doğrudan sadakat vardır. Bu güzel duygu dalgalanmaları motivasyonunuzu arttıracak huzurlu bir çalışma ortamı demektir.

Kaynak: Rıfat Şentürk

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

İyi Bir Lider Olabilmek İçin Sık Yapılan Hatalara Büyüleyici Bir Göç Vardır.

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ