e
sv

Nusret Baba: Arıların Anaerkil Dünyasına Şizofrenik Bir Yolculuk

Arkadaş Eraslan tarafından kaleme alınan "Nusret Baba: Arıların Anaerkil Dünyasına Şizofrenik Bir Yolculuk" isimli kitap raflardaki yerini aldı. Ozan Yayınları tarafından yayımlanan kitabın sunuşyazısı şöyle;
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Arkadaş Eraslan tarafından kaleme alınan “Nusret Baba: Arıların Anaerkil Dünyasına Şizofrenik Bir Yolculuk” isimli kitap raflardaki yerini aldı. Ozan Yayınları tarafından yayımlanan kitabın sunuşyazısı şöyle;

Hani ilim, irade, kudret diye ayırıyorlar ya…
Öyle bir ayrım yok efendim. Bunların hepsi de tek şeydir. Sen yalnızlıktan patlayacak hale gelmiş bir yumurta ile yüzbinlerce kardeşini geride bırakmış bir dölün çocuğusun; bense senin sevinç ve kederlerinin, umut ve korkularının çocuğuyum.
Sen benim hem arkadaşım hem de efendimsin. Öyle bir kölenim ki, seni benden daha iyi tanıyan yoktur…

Suphi-Alosman- Necla arasındaki aşk-dostluk sarmalında geçen kitap, ayrıca bol miktarda aforizma da içeriyor.

KiİTAPTA YER ALAN BAZI AFORİZMALAR

Ezberciliği terk etmeliyiz sözünün kendisi de bir ezber oldu. Sömürgeci hırsızlardan 50 kuruşa satın aldığı yağı kendi evlatlarına 400 kuruşa satan babaya Devlet Baba denir. Bu kadronun bir halta yaramayacağını müziklerinin olmamasından anlamalıydık. Günlerin geçmesi sadece bir ambalaj… Gerçekte ömür tükeniyor. Kadınları tanımadan kadınlık hakkında ne güzel ahkâmlar keserdik! Ben aslında olaylardan çok fikirlere ilgi duyarım; fakat bazı olaylardan fikirler fışşşşşşşş…!

Hani ilim, irade, kudret diye ayırıyorlar ya… Öyle bir ayrım yok efendim. Bunların hepsi de tek şeydir. Sen yalnızlıktan patlayacak hale gelmiş bir yumurta ile yüz binlerce kardeşini geride bırakmış bir dölün çocuğusun; bense senin sevinç ve kederlerinin, umut ve korkularının çocuğuyum. Sen benim hem arkadaşım hem de efendimsin. Öyle bir kölenim ki, seni benden daha iyi tanıyan yoktur.

Kaza geliyorum der, fakat insanlar duymaz.

… ve Tabiat Ana şöyle dedi: ”Yavrularım, bende her şeye hem olumlu hem de olumsuz bir cevap vardır. Siz kendinize bakın. Ama cömertliğimin üzerini örtenlerden de hesabını soracağım!”

Hayvanlarda insanların özgürlüklerini hem daraltıcı hem de genişletici yönde davranış örnekleri vardır. Siz daha çok hangisini önemsiyorsunuz?

Onlara her zaman bilmedikleri şeylerden söz etme. Arada bir de bildiklerini anlat ki sevinsinler. Senin kendileriyle aynı kanı taşıdığını düşünsünler.

Ben varken kimsenin şunu yapmasına izin vermem, diyebileceğin şey nedir? Ne o, yoksa hiçbir kötülük senden korkmuyor mu? Suratın çok mu yumuşak? Kötülükler seni görünce gaza mı geliyor?

Bir insanı yönlendirmek istiyorsanız kendisini tanımanız gereklidir. Lakin kitleleri yönlendirmek istiyorsanız o zaman hayvanları iyi tanımanız şart.

Birbirimize yiyecek verirsek birbirimizi yiyecek olarak görmeyiz. (Yamyamlığa Veda) İyiliğin ve kötülüğün aslında zorunlulukların çocukları olduğunu fark etmek, iyiliği kutsallaştıranlar için ne acı bir manzara.

İnsanlara verilen isimlerle karakterleri arasındaki fark iyice açıldı. Buna bir dur denmeli. Yapraklarım daha yirminci sayfasında çözülmüş bir Murat Menteş romanı gibi öfkeden hışırdıyordu.

Eskiden inanıyordum, artık inanmıyorum, diye bir şey yoktur. Demek inandığını zannettiğin şey, gerçekte inandığına hizmet edememiş ki kendisini terk ediyorsun.

Dilin kemiği yoktur, derler. Şart değil, etten oluşu bile bir engel değil midir? Önüne takoz konmuş gerçeğe felaket denir. Anlattığı hikâyedeki tek gerçek, paraya ihtiyacının olduğuydu.

Cinsel haz, Tanrının var ettiği bir tuzaktır. Türlerin devamını sağlamak amacıyla kurduğu bir tuzak… Gece dediğin küresel bir gölgelenmedir gülüm! Kendisiyle dalga geçemeyen kişi bizim kitaplarımızı okumasın. (not: İbn- i Arabi demedi)

Kadınları tanımadan kadınlık hakkında ne güzel ahkâmlar keserdik! Hızlı yol almanız için sert konuşuyorum. İntihar etmeyi düşünmemişsen henüz hiçbir şeyi düşünmüş sayılmazsın. Bundan gerisi hep reflekstir. Bu haberi duyacak kulağım var, fakat kaldıracak belim yok.

“Evlendin… Eğlendin…  Elendin…”

“Düşünüyormuşum, o halde varmışım,  Bir var imişim, bir yok imişim.” Eskilerden kim kaldı ki: Ben bile kalmadım. Fabrikada Üretilmedin, Seni Biri Var Etti Keşke hayat biraz daha laubali olsaydı. Tokat acıtmasaydı, hançer yaralamasaydı

kaynak: mürekkep haber

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Nusret Baba: Arıların Anaerkil Dünyasına Şizofrenik Bir Yolculuk

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ