e
sv

Ölümden veya ahiret hesabından korkmak

Hayatı ve eceli, kimin daha iyi işler yapacağını ve kimlerin iman edeceğini görmek için sınav olsun diye yaratan Yüce Allah’tır. Doğmak hak, ölmek yine haktır ve hesap da haktır. İblis dostlarını fakirlikle, ölümle korkutur ve zavallı fani insanlar ölümden korkarak, ölmemeye çalışarak bir ömür harcar ama yine ecele teslim olurlar. İblis ölümle korkutur, ölümün son olduğuna dair vesvese verir ve ahiret hesabını, sonsuz yaşamı unutturur ki kimse ahireti düşünüp kendisini hesaba çekemesin ve düzelmeyi aklından dahi geçirmesin.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Hayatı ve eceli, kimin daha iyi işler yapacağını ve kimlerin iman edeceğini görmek için sınav olsun diye yaratan Yüce Allah’tır. Doğmak hak, ölmek yine haktır ve hesap da haktır. İblis dostlarını fakirlikle, ölümle korkutur ve zavallı fani insanlar ölümden korkarak, ölmemeye çalışarak bir ömür harcar ama yine ecele teslim olurlar. İblis ölümle korkutur, ölümün son olduğuna dair vesvese verir ve ahiret hesabını, sonsuz yaşamı unutturur ki kimse ahireti düşünüp kendisini hesaba çekemesin ve düzelmeyi aklından dahi geçirmesin.

Oysa ölüm ve hesap haktır.

“Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” (Al-i İmran 3/185)

“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya 21/35)

“De ki: “Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız.” (Ahzab 33/16)

İblisin imansız ve müşrik askerleri, kalplerinde Allah sevgisi yerine mal ve mülk sevgisi taşıdıkları, gönül tahtalarında Allah adı değil de başkaca servet putlarının adı yazılı olduğu için ölmekten korkarlar. Hem Allah’ı ve ahiret hesabını inkar eder ve hem de o hesaptan ve Allah’a huzurda mahçup olmaktan korkarlar. Aldattıkları da aynı saflıkla ölümden ecel gibi korkar ve ahiret hesabının çok daha feci ve sonsuz olduğunu akıllarına getirmezler.

“Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür.” (Bakara 2(96)

“Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği, kabirlerdeki kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin.” (Mümtehne 60/13)

“Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz? İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz? Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.” (Şu’ara 26/128-131)

“Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Mücadele 58/19)

Bu aldnışın ardında şeytanların sonsuz gayreti ve aldatmaları vardır ve gözleri ahiretten dünyaya çevirmekte hünerli olan iblis, ayetlerin dünya süslerine dair tüm ikazlarına rağmen Kur’an nasipsizlerini fıtrattan çeker alır ve sanal dünyanın aldatıcı hırs ve şehvetlerine mahkum ederek, bunlara sahip olmak adına bir ömrü onlara feda ettirir ve sonra onları ahirette aldatılmış halde terk ederek kendi derdine düşer.

İnsan inançsızlığı ile aldanışları ile hesabı yalanlar. Şeytana kanmaları ile hesabı unutur ve Allah’a hesap vereceğinin farkında olmadan fütursuz yaşamı seçer. Sanır ki boşvermişliklerle vebalden kurtulacaktır!

“(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?” (Tin 95/7)

“Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah’a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O’nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.” (En’am 6/62)

Oysa ölüm bir son değil aksine bir değişim veya yeniden doğuştur, sonsuz hayata, ebedi yaşama dönüştür. Ölüm, fıtratta başlayan yaşamın, dünya hayatıyla devam eden sürecinin sonu ama sonsuz hayata geçişin ilk adımıdır.

Yani ölüm aslen ölümsüz olan insanın hayatının üçüncü perdesidir.

İman yoksunları bu ecel korkusuyla yaşarken, iman sahiplerinin yürekleri Allah ve hesap korkusuyla titrer ki dünyada her bir taş ve yaprak, her bir kuş ve ağaç bu korkuyla titremekte ve sürekli Allah’ı tespih etmektedir.

İman sahipleri için ölüm, fani hayattan baki hayata geçiş, perde arkasına intikaldir. Vicdanı, kalbi, bedeni, zihni ile ömrünü Allah yolunda harcamışlar için inşallah korku olmayacaktır. O halde ölüm mü’minler için asla korkulacak bir şey değildir. Asıl korkulacak olan hesap verme korkusu, huzurda mahçup olma korkusudur.

“Onlar, Allah’ın riâyet edilmesini emrettiği haklara riâyet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.” (Ra’d 13/21)

“Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.” (Yunus 10/4)

Hayat ve ölüm sınavdan ibarettir. Hayatı da eceli de var eden Allah, her şeyi yaratan ve her şeye Malik olandır. O halde iman sahipleri için korkulacak şey ölüm değil, O’na mahçup olmaktır. Peygamberimize dua için öğretilen aşağıdaki ayet bunu çok güzel izah etmektedir.

“Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am 6/162)

Şeytan işte bu hakikati unutturmak, kandırmak ve başları ahiretten dünyaya döndürerek dünya malı sevgisini Allah sevgisi yerine, ahiretteki hesap korkusunun yerini ölüm korkusuyla değiştirmek ister. Uzaydan gelen yabancı istilacıları, vampirleri, katilleri, sapık kan emicileri konu alan tüm Hollywood filmlerinin hedefi işte bu korkuyu kalplere yerleştirmektir.

Oysa en vahşi ölümler dahi olsa dinen hükmü şudur ki öldürülenin tüm günahları öldürene geçer ve öldürülen günahsız vaziyette ahirete intikal eder. Adem (as) Peygamberin oğulları arasında geçen öldürme hadisesi bizlere bunu ispat eder.

“Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.” (Maide 5/28, 29)

O halde ölümden korkmak yanlıştır ve her türlü ölüm ecel iledir. Kazayla, yanlışlıkla, hastalıktan, tesadüfen ölüm yok, gelince ertelenmeyen ecel vardır.

“O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O’nun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.” (En’am 6/2)

Şeytanın vesvesesi bu eceli tedbirle geciktirmek hevesi yaratmaktan ibarettir ve gayesi dünya sınavını inkar ettirmektir. Sınav inkar edilince de hesap unutulur umudundadır. Lakin en ateist akıl dahi sınavın bilincindedir çünkü bu yaşam boşuna yaratılmış olamaz!

O halde ölümden korkmak yerine, hesaptan korkmak ve ne zaman geleceği belli olmayan ecele veya kıyamete kadar adam gibi imanla yaşamak lazım gelir.

Aksine davranan ve ecel korkusuna yenik düşenler Allah’ın ilim ve kudretine karşı olanlardır ve ölüm korkusuyla bu hayatı kendilerine zehir edenlerdir. Ahir zamanların psikolojik vakalarının en sık görüleni durumundaki bu illet imansızlıkla at başı gitmektedir ve çare Kur’an’dadır. Mü’min, ecele dek iman ve salih amelle yaşayan, eceli sükunetle kabul eden, hesaptan önce daha bu dünyada kendisini hesaba çekebilendir.

İman edip salih amel işleyenler içinse inşallah korku olmayacaktır.

“Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.” (Yunus 10/62)

“(Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.” (Zuhruf 43/68,69)

kaynak: imanilmihali

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Ölümden veya ahiret hesabından korkmak

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ