e
sv

Recep Akdağ: Hasta garantisi yok film garantisi var

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, “Şehir hastaneleri yapımında yatırımcı firmalara hasta garantisi verildiğine ilişkin iddialar doğru değil. Bu çok saçma bir iddia, yüklenici firma ile idare arasında böyle bir sözleşme yok. Tomografi ve MR çekimi gibi bazı hizmetlerde belli sayıda çekim garantileri verildi” dedi.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

BMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, “Şehir hastaneleri yapımında yatırımcı firmalara hasta garantisi verildiğine ilişkin iddialar doğru değil. Bu çok saçma bir iddia, yüklenici firma ile idare arasında böyle bir sözleşme yok. Şehir hastanelerine ilişkin bilgiler paylaşan Akdağ, şehir hastaneleriyle sadece hasta yatak sayısının artırılmasının değil aynı zamanda hasta yataklarının dönüştürülmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Akdağ, “Oksijen almanın bile zor olduğu 8-10 kişilik koğuşlar ile tuvalet ve banyoların koridorların dip köşelerinde yer aldığı hastanelerden, her hastanın kendi odasında tedavi görebileceği modern hastanelere geçtik.” ifadesini kullandı.

Şehir hastanelerinin yeni bir finans modeliyle hizmete sunulduğunun altını çizen Akdağ, şöyle devam etti: “Hükümet, imkanlar çerçevesinde her bakanlığa olduğu gibi Sağlık Bakanlığına da bir bütçe ayırıyor. Bütçe imkanlarımız kısıtlı olduğu için Sağlık Bakanlığı olarak biz de yeni bir finansman modeli geliştirdik. Bu modelde yatırımcı, finans kaynağını kendisi temin ediyor, devlet 25 yıl içinde de parasını ödüyor. Biz bütçe imkanlarının yanında, bu modeli de kullandık. Yani hem bütçenin verdiği imkanlarla hem de bu modeli oluşturmak suretiyle iki yönlü bir finansman kullanımıyla hastanelerimizi inşa ettik. Sadece bütçe imkanlarımızla bu modern hastaneleri yıllarca yapamazdık. Biz bütçenin bize verdiği imkanları sonuna kadar zaten kullanıyoruz. Şehir hastaneleri ilave bir finans modeli uyguluyor. Bu modelle 25 yılda bedeli ödenen hastanelere de sahip olmuş olduk. Ayrıca şehir hastaneleriyle hizmetler daha derli ve toplu bir şekilde verilmeye başlandı. Mesela Bilkent’teki Şehir Hastanesi bünyesinde 7 hastane var. Eskiden bu hastaneler ayrı yerlerdeydi. Kadın doğum hastanesi bir yerde, kalp damar hastanesi başka bir yerdeydi. Bir hasta her iki hastanenin uzmanlığı ve cihazlarına ihtiyaç duyduğunda büyük zorluklar çekiyorduk. Biz bir iç caddeyle bu hastaneleri birbirine bağladık. Böylece hem sağlık çalışanları hem hastalar hem de hasta yakınları farklı yerlerdeki hastanelere gidip farklı uzmanlık alanlarından tedavilerini görme zorluğundan kurtulmuş oluyorlar.” Bazı kesimlerin “hastaneleri birleştirme yerine neden o hastanelere ayrı uzmanlık dallarında personel atanmadığı” gibi eleştiriler yaptığını anımsatan Akdağ, bu eleştirileri yapanların Türkiye’de doktor ve uzman sayısının arttırılmasına yıllarca karşı çıkan kesimler olduğunu belirtti.

DOKTOR SAYIMIZ ARTTI

Akdağ, Sağlık Bakanlığı yaptığı dönemde Meclis kürsüsünden “Doktor sayısını artıralım.” önerisinde bulunduğu için muhalefet milletvekillerin “tıp profesörü olan bir Sağlık Bakanı, nasıl olur da gelip burada doktor sayısının arttırılmasını isteyebilir?” şeklinde tepki gösterdiğini söyledi. AK Parti’nin iktidara geldiği ilk yıllarda Türk Tabipleri Birliği, YÖK ve tıp fakültelerinin büyük bir kısmı ile muhalefetin doktor sayısının arttırılmasına şiddetle karşı çıktığını ifade eden Akdağ, “AK Parti’nin çabalarıyla doktor sayımız arttı ama buna rağmen Türkiye, doktor sayısında Avrupa ülkelerine göre en son sıralarda yer alıyor. Türkiye’de en az 20-25 yıl daha doktor eksiğimiz var.” diye konuştu. Recep Akdağ, şu anki insan kaynağıyla kadın doğum hastanesine kardiyolog veya cerrah görevlendiremediklerini ya da başka bir ihtisas hastanesinde her dalda uzman doktor bulundurma şansı olmadığını vurgulayarak, “Bunun için en doğru yol, belirli bölgelerde farklı uzmanlık dallarında hizmet veren hastaneleri bir araya getirmektir. Bu daha rasyonel yaklaşımdır.” dedi. Daha önce farklı uzmanlık alanlarında farklı bölgelerde hastane yapma eğilimi olduğunu anlatan Akdağ, “Mesela Erzurum’da şehrin bir ucundan diğer ucuna gitmek 10 dakikayı bulmaz. Burada hastaneleri dağıtıp her hastanede ayrı bir acil servis ve ayrı bir hizmet ağı kurmak hem insan kaynağı hem de maliyet açısından sıkıntılara neden oluyordu.” diye konuştu.

TOMOGRAFİ VE MR ÇEKİMİ GARANTİLERİ

Recep Akdağ, yüklenici firmaların 25 yıl boyunca hastanede aksayan her problemi çözmek gibi bir sorumluluğu olduğuna dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden müteahhitler, bir kamu binasını yaptıktan sonra geçici bir kabul döneminden sonra parasını alıp giderdi. Bir sıkıntı çıktığında ise ilgili firmayı bulmak mümkün değildi, siz de mahkemelerle uğraşıyordunuz. Sağlık Bakanlığı yaptığım dönemde bunu çok yaşadım. Oysa burada Sağlık Bakanlığı yatırımcı firmanın peşinde koşmuyor, tam tersine yatırımcı firma Sağlık Bakanlığının peşinde koşuyor. Sorunların çözülmesinde bir aksaklık olması durumunda, idare ödemesini yapmıyor. Adeta 25 yıllık bir garanti süresi alınarak yüklenici firmalarla sözleşme imzalanıyor.” Yatırımcı firmalara hasta garantisi verildiğine ilişkin iddiaların da doğru olmadığını vurgulayan Akdağ, “Bu çok saçma bir iddia. İdare ile yüklenici arasında böyle bir sözleşme yok. Yüklenici firmayla hastane binası ve idamesiyle ilgili bir sözleşme var.” dedi. Tomografi ve MR çekimi gibi bazı hizmetlerde belli sayıda çekim garantileri verildiğini dile getiren Akdağ, bunun şehir hastaneleri dışında kullanılan bir uygulama olduğunu söyledi. Türkiye’nin MR ve tomografi çekimi hizmetlerinde Avrupa ülkeleri ve ABD’ye göre çok daha ucuza hizmet verdiğini belirten Akdağ, şimdiye kadar eksik kalan çekimlerden dolayı bir firmaya para ödendiğine şahit olmadığını söyledi.

kaynak: karar

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Recep Akdağ: Hasta garantisi yok film garantisi var

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ