e
sv

Rezervler satıldı akçe harcandı kur rekor kırdı

İki yıldır yürütülen ‘piyasaya para sürerek dövizi frenleme’ yaklaşımı Merkez Bankası rezervlerini tüketti. Üstelik çabalar sonuç vermedi, dolar rekor seviyelere çıktı. İtirazlara rağmen ısrarla sürdürülen politikanın maliyeti de ekonomistlere göre düşündürücü boyutta: 80 yılda biriken rezervden 2019 marttan beri 100 milyar dolar harcandı. Sonunda döviz satışıyla doların tutulamayacağı anlaşıldı. Ama artık deniz bitti!
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Dövizde rekor kırdıran dalgalanmanın ardından Merkez Bankası’nın rezervlerine ilişkin tartışmalar yeniden ısındı. Dövize müdahale için iki yılda 100 milyar dolar satıldığını hatırlatan uzmanlar izlenen yöntemin yol açtığı yüksek maliyete dikkat çekti. Gelecek Partisi kurucularından ekonomist Kerim Rota, “MB’ler döviz sattıkça yangına benzin döker. Ancak bizde bağımlılığa döndü. Umarım ekonomi yönetiminde döviz satarak doların durdurulamayacağı kanaati oluşmuştur” dedi.

‘AÇIKÇA HÜKÜMETİN DÖVİZE MÜDAHALESİ BAŞARISIZ’

Uluslararası piyasalarda da yakından takip edilen Türk ekonomisindeki sıkıntılı sürece ilişkin yabancı uzmanlardan ise dikkat çekici değerlendirmeler ve uyarılar geldi. BlueBay Asset Management Kıdemli Stratejisti Timothy Ash “Açıkça döviz müdahalesi başarısız oldu” diye konuştu. Londra merkezli GAM’ın Portfolyo Yöneticisi Paul McNamara ise “Piyasaya müdahale araçları tükendi. Artık bir şeyler değişmeli” ifadesini kullandı.

Uzun süredir ısınan ekonomi ve ucuz kredi bolluğu yaşanan döviz sorunuyla birlikte deyim yerindeyse patlak verdi. Analistler şimdi Merkez’in faiz arttırmak zorunda olduğunu vurgularken, yapılan döviz satışlarının kuru tutamadığını söyledi. 2019 Mart’tan beri 100 milyar dolar satıldığını anlatan analistler “Rezervler eridi, ihtiyat akçeleri harcandı. Ama buna rağmen kur rekor yaptı enflasyon çift hanelere çıktı” yorumunu yaptı.

Her geçen gün daha fazla ısınan ekonomi karşısında hamleler yapan yönetim, rekorları engelleyemedi. Temmuz ayında 6.85 seviyelerini geçmeyen dolar/TL, Ağustos 2020’de yeni rekorlarla yeniden 1 numaralı gündem oldu. Geçen yıldan bu yana hızlı bir şekilde faiz indirimlerine başlayan Merkez Bankası aynı zamanda düşük kur için piyasalara satış üstüne satış yaptı. Aktarılanlara göre, neredeyse tüm rezervleri harcayan Merkez, kuru yine tutamadı ve tarihi zirveler gecikmedi. Yapılan hamleleri ve kuru yorumlayan Gelecek Partisi Hazine ve Maliye Politikaları Başkan Yardımcısı Kerim Rota “Ekonomi yönetiminin 2019’un Mart’ından bu yana satışı 100 milyar doları geçmiş durumda. Bu Merkez Bankası’nın o tarihte tuttuğu rezerve denk. 80 yılda biriken rezervlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, 2 yılda harcandığını görüyoruz. Aynı ihtiyat akçesi gibi. İhtiyat akçesi 2013’ten beri birikiyordu Merkez’de. O da daha koronavirüs ortaya çıkmadan, geçen yıl bütçe açığı için, İstanbul seçimlerinin ikinci kez tekrarlanması sırasında çekildiğini gördü. İki yılda karşılaştığımız manzara şu oldu: Merkez Bankası’nın rezervleri satıldı, ihtiyat akçesi harcandı.

Buna karşılık hala enflasyon çift hanelerde, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30’lara yaklaşmış durumda. Bütçe açığı yüzde 5’in üzerine çıkmış vaziyette. Kaynakları doğru yere mi harcadık sorusunun cevabı iyi bir akademik çalışma konusu” dedi.

Geçen yılın mart ayından bu yana belirlenen ekonomik politikanın yanlış ilerlediğine değinen Rota şöyle devam etti: “Merkez bankasının rezervlerini satarak dövize müdahale etmek, dövizdeki oynaklığı baskılayarak faize alan açmak şeklinde… Faizdeki düşüşten faydalanarak da kredi faizlerini aşağıya çekmek böylece hem kuru hem de faizleri kontrol etmek hevesiyle başlanılan bir hikâyenin sonuna geldik maalesef. Bu uğurda neler harcandı diye bakıldığında Merkez Bankası rezervleri haziran sonu itibariyle 94 milyar dolar bugün itibariyle 100 milyar doların üzerine çıkması muhtemel bir paranın satıldığını gördük. Bu kadar büyüklükte bir döviz satışının karşılığında bu kadar büyük bir rezerv eksikliğine yol açmadı. Çünkü MB rezervleri makyajlandı. Merkez, piyasalara sattığı dövizi, SWAP dediğimiz takas yoluyla bankalardan borç aldı. Daha sonra yabancı ülke merkez bankalarından, Katar Merkez Bankası’ndan SWAP yoluyla borç alarak 100 milyarlık açık makyajlandı.”

6.85 İÇİN 25 MİLYAR HARCADIK

Merkez Bankası’nın para politikasını da yorumlayan Kerim Rota şunları aktardı: “2018’in Temmuz ayında 100 milyar doların üzerinde rezervi olan Merkez Bankası’nın ki 50-55 milyar dolara kendine aitti kalan 40-45 milyar doları ise bankalardan borç aldığı rezervlerdi, bugün geldiğimiz noktada MB rezervleri 90 milyar dolar düşmesine rağmen, SWAP yoluyla ve bankalardan aldığı borç yoluyla 110 milyar doları aşmış durumda. Bunu basitçe anlatırsak, iki yıl önce bankada 100 liranız vardı bunun 50 TL’si kendinize aitti, 50 TL’si ise bankadan çektiğiniz krediydi. Bugün ise 90 lira paranız var ama 110 lira borcunuz var. Durum bu kadar net.” Döviz satışının kura etkisinin sınırlı olduğunu ifade eden Rota “Çok kısa ve günlük yapılması gerekir. Bizim Merkez Bankası 2019’un martından itibaren döviz satışına başladı ve bunu adeta bağımlılık haline getirdi. 2019’da 9 ay boyunca 32-33 milyar dolarlık bir müdahale yaptı. Her bağımlılıkta olduğu gibi bunu arttırarak kullanırsınız. 2020’nin Mart ayında ise satılan tutar 65 milyar doların üzerinde oldu. Yabancı bankaların bize açtığı SWAP limitleri, kredi limitleri emildi açıkçası. Özellikle 6.85 gibi kimin neye göre belli olmadığı bir kur için 1.5-2 ay içinde 20-25 milyar dolar harcandı. Bu denizin bir yerde biteceği, suların çekileceği belliydi. Son birkaç gün içinde de bunu gördük” dedi.

YANGINA BENZİN DÖKÜLDÜ

Kerim Rota “Merkez Bankaları döviz sattıkça adeta yangına benzin döker. Enflasyon olmasına rağmen fiyatını hiç değiştirmediğiniz bir mal düşünün. Buna talep varsa fiyatı sabit tuttukça talep daha da artar. Bunu fiyat mekanizması ile dengelemeniz gerekir ki talep de artmasın. Dolarda olan durum bu. Umarım bundan sonra fiyat mekanizmasıyla dengeleme yoluna giderler ki en azından yurtiçi talep dengelenir” ifadelerini kullandı.

VARLIK FONU’NDAN BİLE 60 MİLYAR HARCANDI

Eski Hazine Müsteşarı ve DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı ise Merkez Bankası’nın 100 milyar dolar harcamasına rağmen dolar kurunun iki yılda 7.36’yı gördüğüne dikkat çekti. Çanakçı “Dış müdahale, ekonomiye operasyon diyorlar. Peki madem operasyon var, vatandaşından neden dolarla borçlanıyorsun” dedi. Ekonomideki temel sorunlardan birinin güven eksikliği nedeniyle yabancı sermaye ve yatırımların Türkiye’yi terk etmesi olduğunu belirten Çanakçı “Vatandaş da ekonomi yönetimine güvenmediği için dolara yatırım yapıyor” diye konuştu. Karşılıksız para basmanın da doların yükselmesine, TL’nin değer kaybetmesine neden olduğunu belirten Çanakçı, Merkez Bankası rezervleri ve 40 milyar TL’lik ihtiyat akçesi gibi Varlık Fonu üzerinden de 60 milyar TL’nin harcandığını söyledi.

HAZİNE KAMUYA KAMU KREDİYE AKTARIYOR

İbrahim Çanakçı sözlerini şöyle sürdürdü: “Varlık fonunu niçin kurarsınız. Elinizdeki varlıkları değerlendirsin, elde ettiği gelirleri biriktirsin ve bunlardan bu nesil değil gelecek nesiller de faydalansın. Varlık fonlarının kuruluş amacı budur. Cari fazlası ve doğal kaynakları olan ülkelerde varlık fonları bunun için kurular. Yani nesiller arası adil bir paylaşım işlevi görür. Biz de tam tersi oldu. Hazine’nin web sayfasından borçlanma istatistikleri kısmından nakit dışı borç tablosuna bakın. Varlık Fonu bu kısa süre içinde 60.5 milyar dolar bırakmış durumda. Başka ülkelerin varlık fonu gelecek nesillere birikim bırakırken, bizim varlık fonu borç bırakmış durumda. Gelecek nesillerin cebinden alıyorsunuz. Kamu bankalarına sermaye enjekte etmek için Hazine’den borç alıyorsunuz ve kamu bankaları da basiretsiz bir yaklaşımla kredi fonlaması yapıyor. Bu sürdürülebilir bir strateji değil.”

EKONOMİ YÖNETİMİ HATALARINI KABUL ETMELİ

Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı İbrahim Turhan da hükümetin ekonomi yönetimindeki hatalarını kabul etmesinin büyük iyilik olacağını belirtti. Turhan “İşinizi düzün yapmamak gibi bir ilkeniz mi var yoksa? Nasıl olsa 150 baz puan örtülü faiz artışı yaptınız. Bunu böyle dolambaçlı yollardan, ‘–mış gibi’ yaparak değil doğru düzgün yapsanız, hatalarınızı kabul etseniz, gerçeği kabullendiğinizi, gölge boksundan vazgeçtiğinizi gösterseniz hem maliyeti daha az hem etkisi daha çok olacak. Çıkıp doğru düzgün; ‘Hata ettik; iktisat bilimiyle, piyasa uygulamalarıyla inatlaşmak, akla ve bilgiye düşmanlık etmek, ekonomiyi vehimlerimiz ve kurgularımızla yönetmeye çalışmak yanlıştı. Özür diliyoruz ve bu irrasyonellikten vaz geçiyoruz’ deseniz büyük iyilik yapmış olursunuz” diye konuştu.

MÜDAHALE BAŞARISIZ OLDU

Wall Street Journal’da Türkiye ekonomisine ilişkin bir analiz kaleme aldı. Türk Lirası’ndaki rekor düşüşün ardından Merkez Bankası’nın faizleri artıracağını yazan yayın, BlueBay Asset Management Kıdemli Stratejisti Timothy Ash yorumlarına da yer verdi. Ash “Açıkça döviz müdahalesi başarısız oldu. Artık rezervlerini korumak istiyorlar. Dövizin nereye kadar gideceğini ve nerede dengeleneceğini görmek istiyorlar” yorumunu yaptı. Goldman Sachs’ın tahminlerine göre ise yüzde 8.25 olan faiz oranı bu yılın sonunda yüzde 10’a, 2021’in sonunda ise yüzde 14’e yükselecek. Goldman Sachs’ın yılın ilk altı ayında 65 milyar dolar satıldığına ilişkin verisi hatırlatıldı. Société Générale stratejisti Phoenix Kalen’e göre, TCMB’de sadece 3 aylık ithalatı karşılayacak kadar döviz kaldı. Reuters’ın sorularını yanıtlayan S&P Global Ratings’den Maxim Rybnikov Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerini yıl başından bu yana çok azaldığı için daha fazla satamayacağını söyledi.

kaynak: karar

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
okuyucu yorumları OKUYUCU YORUMLARI 😊

Sıradaki içerik:

Rezervler satıldı akçe harcandı kur rekor kırdı

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ