e
sv

Yüce Allah Buyurur ki…

Yüce Allah tüm kainatın tek yaratıcısı, tek sahip ve muktedir olandır. O, dünyayı sınav alanı yapan, imanlı ve imansız kullarını ayırt edebilmek ve cennetlere mirasçı yapacağı kullarını hak yoldan belirlemek için sınırlar koyan ve bunlara riayet edilmesini bekleyendir. Sonuçta fani hayat er geç bitecek ve baki hayat başlayacaktır. Baki hayatta mutlu olacaklar ise bu dünyada ayetlere, Kur’an’a, Peygamberimize (sav) itibar ve hürmet edenler olacaktır.
avatar

Rıfat Şentürk

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Yüce Allah işte bu kadar adil ve merhametlidir ki çok sevip güvendiği insanları hiç yalnız bırakmaz, cahil ve zalim olsa da insanları rahmetsiz koymaz, yağmurlarını kesmez, helak etmez, insandan umudunu kesmez. Bekler ki insan hakikati görsün, hak’tan ayrılmasın. O, diler ki kulları sadece kendisine ibadet ve kulluk yarışında yarış etsinler. O, diler ki kulları sadece kendisine ve tam teslim olsunlar, İslam olsunlar, Müslüman olsunlar, MÜ’MİN olsunlar ki cennetler onlara HAK olsun. Cahiliye ve batıl yenilsin de HAK yeryüzüne egemen olsun. Esenlik, barış ve huzur daha yeryüzündeyken sağlansın da İslam insanlığa egemen olsun, batıl ve şeytan kaybetsin.

Allah seni sadece O’na kulluk ve ibadet edesin diye yarattı. Senin için kainatı var etti, dünyayı sadece bir süreliğine ve imtihan alanı olarak yarattı ve mutlaka O’na döndürüleceksin. Ey kul! Şeytan en kötü dost ve arkadaştır. O’na ve onun askerlerine kananlar cehennemlerden çıkamayacak, imanlı kullar ise cennetlerde gölgelenecektir. Her şey fani, her şey imtihandır. Rızkı, nimeti, medeti, umudu, şifayı veren sadece Allah’tır. Kitaplara ve peygamberlere iman eden herkes için müjdeler, iman etmeyenler içinse azaplar haktır. Tek din İslam, tek yol tevhid yoludur. Diğer dinler ve din adına uydurulan inançların hepsi batıl bir tek İslam muteberdir. Ayetlere kulak ver, kalbini dinle, fıtrattaki ve FATİHA’daki sözüne sadık kal ki bahtiyar kullardan olabilesin.

  • O, size sayısız nimet, bunca güzellik vermişken neden ispatsız ve batıl şeylerin peşinde boş hayaller kurarsınız?
  • Ana babaya hürmeti emretmişken neden onları ihmal ve hatta onlara zulüm edersiniz?
  • Neden ağaçları boş yere keser, yeryüzünü betonlara mahkûm eder, hayvanları katledersiniz?
  • Neden şeytanın izinde savaşlar, hastalıklar, acılar yaratır ve adaleti yok sayarsınız?
  • Nasıl olur da hesap gününden korkmazsınız?
  • Her rekatta Fatiha ile Allah’a söz verip dururken neden her saat başı bu sözünüze ihanet edersiniz?
  • Yalan yere yemin etmenin vebalinden hiç mi korkmazsınız da Kur’an’a ve rahmet Peygamberine (sav) sadakatte kusur edersiniz?
  • Paraya neden tapar, kulları neden ilah yapar, şeytana neden kul olursunuz?
  • Neden Allah’ın yarattığı bedeni değiştirmeye çalışır, mahremlere saygı göstermez, kendinizden başkasını sevmez ve paylaşmazsınız?
  • Dünyayı sevgi ve esenlik yurduna dönüştürmek için neden gayret sarf etmezsiniz?
  • Allah rızasını kazanmadan kimsenin size şefaat edemeyeceğini bilmez misiniz?
  • Yüce Allah’ı sevdiğinizi söyleyip te neden Kur’an’ı anlayarak okumaktan aciz kalırsınız? Allah’ın emirlerini bilmeden Allah rızasını kazanacağınızı nasıl hayal edersiniz?
  • Aracılar, şefaatçiler, putlar, yardımcılar arayarak neden ömrünüzü heba edersiniz de sadece Allah’ın tek ilah olduğunu kalben tasdik etmezsiniz?
  • Yüce Allah’a, hangi cüretle eşler, ortaklar, yardımcılar, kızlar, evlatlar yakıştırırsınız da ilahi kudret ve ilme birilerini ortak edersiniz?
  • İblisin insanları imandan çıkarmak ve gerekirse tamamını yok etmek için ahdettiği şeyler, ayetlerde yazılıyken neden okumaz, anlamaz ve korunmazsınız?
  • Neden lüks ve israfa verdiğiniz paraları muhtaçlarla paylaşmazsınız?
  • Neden tabiatı kirletir, ormanları yakar, bencillik ve vurdumduymazlıkla hiç korkmadan bizler için yaratılan varlıkları katleder durursunuz?
  • Neden ahlak ve salih amel yerine karanlık mekânlarda şehvetler kovalayıp, şeytanın tuzaklarına düşer ve kurtulmayı dilemezsiniz?
  • Neden yetimlere, akrabalara sevgi ve alaka göstermez de zina ve fuhuşlarda koşar, eşcinselliklerde, ahlaksızlıklarda yarışırsınız?
  • Riya ve gösterişe bu kadar meraklı ve hevesliyken bilmez misiniz ki Yüce Allah her birimize şahdamarından da yakındır?
  • Çaldığınız, haksız elde ettiğiniz, rüşvet olarak aldıklarınızın ahirette boynunuza ateşten halkalar olarak geçeceğini bilmez misiniz?
  • Adaletin karşıtı her şeyin zulüm olduğunu bilmez misiniz de hak’tan ayrılırsınız?
  • Haramdan hiç mi korkmazsınız, Allah azabından hiç mi çekinmezsiniz?
  • Şirk ve şeytana tabi olmanın affedilmeyecek tek suç olduğunu hiç mi okumadınız ya da size birileri söylemedi?
  • Alnınızı secdeye koyduğunuzda aldığınız hazzı başka hiçbir şeyde ve yerde bulamayacağınızı bilmez misiniz?

  • Bilirsiniz elbet. Bilirsiniz çünkü aklınızda, ruhunuzda, şuur ve bilincinizde, vicdanınızda, karakterinizde, kaderinizde bu vardır. Lakin sapar, şaşar, aldanır ve yoldan çıkarsınız da iblise asker olursunuz.
  • İmandan uzaklaşır tevhide düşman kesilirsiniz hem de çoğu zaman farkına varmadan.
  • Allah’ı sevmelke kalır, O’ndan korkmaz, cennetleri ister Allah rızasını istemesiniz.
  • Dualarınızda bile hep dünyalıkları, cennetleri istersiniz de Allah rızasını niyaz etmezsiniz.
  • Cehennem sanki sizin için yaratılmamış sanır, yeşil cennet köşklerinin hayaliyle azaptan kurtulmaya gayret etmezsiniz.
  • Şefaat ve affedilme umuduyla günah işlemekten çekinmezsiniz.
  • Kur’an’ın ve Allah’ın şefaatinin, bu dünyada onlara verdiğiniz kıymet kadar olacağını bilmez, bir verip on almayı umut edersiniz.
  • Dünya sınavını ciddiye almadan başarılı olmayı, ders çalışmadan, ter dökmeden sınıf geçmeyi hayal edersiniz.
  • Her türlü pisliği, rezilliği ve zalimliği yapar sonra Allah’tan af diler, bağışlanmayı umarsınız.
  • Şirke boynunuza kadar batıp ecel anında iman etmeye çalışan firavun misali cehennemlerden kurtulmayı dilersiniz.

Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametini bilirsiniz. Ama birde şunu bilmelisiniz ki bu rahmetin çoğu has ve kamil kullaradır. Cennetlere doğrudan girecek olanlar mü’minler yani kalpten iman edenlerdir. Onlar bile affa uğramayan günahları için muhtemel azaba uğrayacaktır.

Durum böyleyken diliyle iman edip bununla yetinenleri, iman etmeyenleri, imanında riya ve gösteriş olanları, müşrik, kafir ve münafıkları bekleyen şey rahmet ve merhamet değil azaptır.

Allah azap edenlerin ve tuzak kuranların da en Yücesidir.

Daha Allah ayetlerini okumadan, Allah’ın sınırlarını öğrenmeden cennet ahlakına ve cennetlere vasıl olmayı nasıl hayal edersiniz? Peygamberimizin örnek ahlakıyla ahlaklanmadan nasıl Peygamber sancağı altında kavuşmayı beklersiniz? Rahman ve Rahim olan Allah, tek Malik’imiz tek Veli’mizdir ve O bize yeter! O’na çıkmayan yollar, O’na açılmayan eller, O’ndan niyaz edilmeyen dualar makbul değil, batıl ve şerdir. Bunların karşılığı da elbet olacaktır.

kaynak: imanilmihali

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Yüce Allah Buyurur ki…

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ