İmsak Vakti a 02:00
Mersin PARÇALI BULUTLU 32°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Rıfat Şentürk

Rıfat Şentürk

22 Nisan 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Zamanın Durduğu Anda Yitirilen Yarınlar!

Zamanın Durduğu Anda Yitirilen Yarınlar!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Kadın cinayetleri, anlık bir öfkenin değil, sistematik bir tahakkümün ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en uç noktasıdır. Failler genellikle en yakınlarındaki erkekler; kurbanlar ise özgürce nefes almak isteyen kadınlardır. Bir kadının yaşamını elinden almak, sadece bir bireyi yok etmek değil, toplumun adalet duygusunu ve huzurunu da temelinden sarsmaktır. Cezasızlık algısında beslenen, fiziksel ve sözlü şiddeti körükleyen, psikolojik ve ruhsal davnışları kadın cinayetlerinde sergiliyen faillere karşı; hukuki yaptırımlar kadar önemli ve değerli olan güç toplumsal dayanışmadır. Şiddet, fiziksel hale gelmeden önce niyette ve dilde başlar. Kadın cinayeti, bir silahın ateşlenmesi, bir bıçağın çekilmesi ile başlamaz.

Yaşanılan bu cinayetler, kimi zaman sokaktaki bir bakışta, aile içindeki ”sen sus” telkiniyle beraber kadın emeğinin sömürülmesi görülmez olay örgülerinin kırılgan son zinciridir. Kadının özgürlüğüne itaatkar rölü verilmesi kabullenilmesi güç bir durumdur. Kadının modern köle olarak gören failin sığındığı ”namus”, ”aşk” bahaneleri derinden hissedilen bir güç kaybının korkusunda var olan dışavurumdur.